12 ŞUBATTAN SONRA YAZ GELİR Rabiha KARAGÖZ
“Kahramanmaraş’ta 12 Şubattan sonra kış olmaz.” Yıllar önce bu sözü duyduğumda pek anlam verememiştim. Pekâlâ, bu tarihten sonra da kış olabiliyordu. Şiddetli yağışlar olup, poyraz esebiliyordu. Ama Maraş halkı, düğün nişan planlarını bu tarihe göre ayarlıyor, bu tarihi baharın başlangıcı olarak adlandırıyordu. Bu durumun nedenini anlamam uzun sürmedi. Halkın kaderini belirleyen, adeta görülmemiş destanlar yazan ecdat şaha kalkmış, kanının her zerresinde hissettiği özgürlük arzusunu bu tarihte kazımıştı zihinlere. Zira bu öyle bir savaş ki, ne top vardı doğru düzgün ne tüfek. Tek silah hürriyet aşkıyla yanan yüreklerdi. Bu hâl bağımsızlık sevdalısı Müslüman Türk milletinin özelliğiydi çünkü. İşte o tarihten günümüze, eli kalem tutanlara ilham oldu Kahramanmaraş’ın bağımsızlık mücadelesi. Bugün yüzlerce kitap basıldı, destanlar yazıldı bu kahramanca verilen mücadele uğruna. “Maraş Milli Mücadelesine katılmayan tek bir fert yoktur.” Evet, Maraş halkının ve adını saymakla bitiremeyeceğimiz kahramanların mücadelesi ile kazanılan bu şanlı zafer bize gösteriyor ki; Maraşlıda Allah’ın, Rahman (cc) ismindeki tüm mahlûkata olan rahmetin, Celil (cc) ismindeki güzelliklerin, Âlim ismindeki ilmin, Adl (cc) ismindeki adaletin ve aynı zaman da Celal (cc) ismindeki kötülere karşı hiddetin tecellilerini bizzat görmek mümkündür. Millî mücadelenin kazanılış şekline bakınca Peygamber Efendimizin bizzat yönettiği bedir gazvesini hatırlamamak mümkün değil. Zira bir avuç inanan insanın, maddeden başka değer tanımayan gözü dönmüş binlerce zalim karşısında türlü imkânsızlıklarla, sadece yüreklerindeki iman, inandıklarını hür yaşama duygusu, Allah’ın yardımının tüm zerrelerde hissedilmesi ve kazanılan zaferin büyüklüğü yönüyle benzerlikler arz ediyor. Bu şanlı bağımsızlık mücadeleleri çok yazıldı çizildi. İtiraf etmeliyim ki kendimi, kalemimi çok nakıs buluyorum 12 Şubat millî mücadelesindeki ruhu ifade edebilme hususunda. Ama bu şanlı mücadele için yazılanlar yeterli mi? Asla! Bu zaferlerin nasıl kahramanlıklar ve iman dolu yüreklerle kazanıldığı gençliğimize gelecek nesillere ve dahi tüm milletlere aktarılmalı ki; bilinsin bu nimetlerin kıymeti. Bu duygular yitirildiğinde neler yaşanılacağı, neler kaybedileceği öğretilsin cümlemize. Etrafımızdaki komşu devletlere baktığımızda “ya istiklal ya ölüm” ruhu kaybedilince zalimlerin neler yapabileceklerini bizzat görebiliyoruz. Hür yaşamanın kıymetini bağımsızlığını yitirmiş halklar bilir. Rabbim onları bu esaretten kurtarsın ve Müslüman Türk halkına bir daha istiklal mücadelesi göstermesin. Bütün bunlardan sonra söylenecek son söz şudur: Kahramanmaraşlı bugün kutla zaferini. 12 Şubattan sonra yaz gelir iman dolu gönüllere nasıl olsa. Bu tarihten sonra zemheri olsa ne yazar, karakış olsa kim üşür. Özgürce yürürken ayaz da olsa donar mı insan? İstiklalin güneşi doğmuş, Ahir Dağı’nın eteklerinde bağımsızlık meltemleri esiyor, güvercinler özgürce uçuyor Maraş semalarında. Bağlarında bahçelerinde güllerin açmışken bundan âlâ yaz mı olur? Kahramanmaraş, baharın kutlu olsun!
