ALİ BEKTAŞ’IN AĞIDI
ALİ BEKTAŞ’IN AĞIDI Büyüktatlar kasabasında yaşayan Ali BEKTAŞ, on yaşında babasını kaybeder. Ondan sonra da dul kalan annesi, çocuklarını bırakarak başka birisiyle evlenip ayrılır. Ali, vatana hizmet için askere gider ve on ay sonra köye, izne gelir. Bacı ve kardeşleriyle hasret giderir. Tekrar birliğine dönmek için yola çıkar. Birliğine dönerken Siirt’te hain terör örgütü otobüsü durdurur ve hepinizin malumu olduğu üzere otuz üç aslan parçasını orada kurşuna dizer. Bu baskında otobüste Yetim Ali Bektaş BAYIR da orada vardır ve o da şahadet şerbetini içer. Böylece otuz üç arkadaşı ile birlikte şehit olurlar. Bu ölüm köyde kasabada hatta çevre bölgelerde çok büyük bir üzüntü yaratır. Yakılan ağıtlar dillerde destan olur; dağlarda, yamaçlarda yankılanır. Bunun üzerine köyümüzde yaşayan Cuma YANAR şu ağıdı yakmıştır. Kıvrıla kıvrıla gidiyo yola Nerde bilmem askerlerin alayı Üç beş hain çevirmişler silahı N’ittin Siirt n’ittin yetim askeri Dumanlı dumanlı dağların başı Gözümde akıyo kan ile yaşı Yollarada bekleşir bacı gardaşı N’ittin Siirt n’ittin yetim askeri İkindi üzeri yemiş gurşunu Acı ile yolmuş saçı başını Taşlara yazmıştı yetim adını N’ittin Siirt n’ittin yetim askeri 1 Mayıs’ta uğradılar baskına Kurşunu yiyince döndü şaşkına Ağlayın komşular Allah aşkına N’ittin Siirt n’ittin yetim askeri Âşık Cuma yazmayınca usanmaz Bu dünya fanidir kimseye kalmaz Yetim olanların hiç yüzü gülmez N’ittin Siirt n’ittin yetim askeri
