ALP ARSLAN ZAMANINDA AFŞİN’İN ROLÜ
Tuğrul Bey vefat ettikten sonra onun evladı olmadığından, Çağrı Bey’in oğlu Alp Arslan (29 Aralık 1024) tahta geçti. Alp Arslan devrinde akınlar ve fetihler devam etti. 1024 yılında Gürcistan ve Doğu Anadolu’ya seferler düzenleyen Alp Arslan fethettiği bölgelerden. Gürcistan’a Emir Fadlun’u, Van’a Sakaoğlu Ebü Duelf’i, Ardahan-Kars-Ağrı ve Erzurum’a Ebusseyaroğlu Minuçehr’i vali olarak atadı. Alp Arslan 1066 yılında Doğu ve Güney Doğu Anadolu’yu fethetmesi için Gümüş Tekini görevlendirmiş ve ona yardımcı olarak da Türkmen reislerinden olan Afşin Beyi Gümüş Tekin’in emrine vermişti. Selçuklu orduları Murat ve Dicle ırmaklarından ilerleyerek güneye El Cezire’ye (Mezopotamya’nın kuzey sonundadır. doğuda; Siirt, Muş güneyde; Mardin batıda; Urfa, Adıyaman, kuzeyde; Elazığ ve Bingöl illeriyle sınırdaştır) indiler ve Ergani ve Nizip yörelerindeki Bizans kalelerini fethettiler, Nusaybin’i de aldılar. Bu savaşta özellikle Afşin Bey Fırat ırmağından geçip, Adıyaman’a akınlar yaptı. Üç gün sonra Nisibin kumandanı olan Aruandanos, 10 bin kişilik Bizans kuvvetiyle Selçuklulara baskın yapmak istedi ama Hoşin kalesi önünde Aruandanos esir düştü. Ordusunun bir kısmı Hoşin’e çekilerek kurtuldu. Esir düşen kumandanın maiyeti Urfa valisi tarafından 40 bin altın mukabilinde Selçuklulardan satın alındı. Daha sonra yanlarında bol miktarda ganimetlerle Selçuklular Ahlat’a döndüler. Ahlat’ta Gümüş Tekin ile Afşin Beyin arasında çıkan anlaşmazlık neticesinde Afşin Bey kardeşini öldüren Gümüş Tekini öldürdü Sultan Alp Arslan’ın gazabından korkan Afşin Bey Türkmen askerleriyle batıya doğru giderek Bizans topraklarına saldırdı. Karargâhını Amanos dağlarındaki Karadağ’da kuran Afşin’in kuvvetlerinden bir kısmı Gaziantep’in Kuzeybatısındaki Dülük’ü ele geçirdi.[1] Diğerleri de Antakya yörelerine inip geniş yağma ve talan hareketlerinde bulundu (Ağustos 1067).[2] Afşin Bey 1067’de Malatya civarında Bizans ordusunu bozguna uğratmış ve Tohma suyu vadisi boyunca ilerleyerek Kayseri’yi fethetti. Oradan Kilikya’ya (Çukurova) indi ve buradan da Karaman yörelerine kadar akınlar yaptı. Afşin Bey 1067 yılı sonunda Toras ve Amanos dağlarını aşıp, Kuzey Suriye’ye geldi ve Anadolu’da ele geçirdiği bütün ganimetleri, o zamanın büyük bir ticaret merkezi olan Halep pazarlarında sattı.[3] Afşin Bey 1068 yılında Halep’ten ayırıldıktan sonra Antakya yörelerini istila ve yağma etmiş ve Antakya’nın Bizans valisinden 100 bin altın, değerinde giysiler ve savaş aletleri almıştır. Çok geçmeden Alp Arslan, Afşin’in Bizans’a karşı giriştiği başarılı akınları sebebiyle, kendisini affettiğine dair mektup gönderdi. Nisan ayı 1068 yılı Antakya yörelerinde harekâtta bulunduğu sırada, sultanın bu af mektubunu alan Afşin Bey,[4] Irak’a doğru yola çıktı.[5] [1] E. Honigmann, Dülûk’u kuşattığını söyler (Bizans Devleti’nin Doğu Sınırı, Çev: F. Işıltan), Edeb. Fak. Yayınları, İstanbul 1971, S. 117. [2] Ali Sevim, Ünlü Selçuklu Komutanları Afşin, Atsız, Artuk ve Aksungur, TTK Basımevi, Ankara 1990, s. 19. [3] Ali Sevim, Suriye-Filistin Selçuklu Devleti Tarihi, Atatürk kültür, Dil ve Yüksek kurumu Türk Tarih kurumu Yayınları, Ankara 1990. [4] Ali Sevim, Anadolu’nun Fethi Selçuklular Dönemi (Başlangıçtan 1086ya Kadar), TTK Basımevi, Ankara 1987, s. 44. [5] Mehmet Altay Köymen, Anadolu’nun fethi, TTK Basımevi, Ankara 1962, s. 103.
