AVŞAROĞLU AĞIDI
Avşaroğlu, Kayseri’nin Sarız ilçesinden göç ederek, Elbistan ilçesinin Efsun/Yarpuz (Afşin) nahiyesine bağlı Aldaş köyüne yerleşir. Ağıdı yakan Hüseyin TENECİOĞLU, 1942 yılında vefat ettiğine göre, Avşaroğlu’nun 1942’den önce vurularak öldürüldüğü sonucuna ulaşırız ki; bu dönem, güçlünün güçsüzü ezdiği, haklının hakkını alamadığı, devletin her yere ve yöreye tesir edemediği bir dönemdir. Zulme ve haksızlığa uğrayanların kendi hayıflarını kendilerinin aldığı, devlete kalan işlerin ya hiç halledilmediği ya da geç kalındığı o dönemde Avşaroğlu eşkıyadır. Hem de ne eşkıya, eşkıyanın başı olacak kadar yiğit bir eşkıyadır. Avşaroğlu Aldaş’a komşu Nadır köyünden Döne isminde bir kıza talip olur. Döne alımlı, çalımlı; zengin ve saygın bir ailenin kızıdır. Döne’nin bir de sevdiği vardır. Tüm bunlar bir araya gelirse, Döne’nin yerinde siz olsanız bir eşkıyaya “Evet!” der misiniz? Demezsiniz tabii ki. Döne de dememiş. Dememiş lakin hayır cevabını duyan Avşaroğlu da bu duruma rıza gösterecek değil ya, bana yâr olmayanı ben de kimselere yâr etmem diyerek Döne’yi vurmaya karar verir. Döne’yi öldürmek için bir akşam vakti Nadır köyüne varan Avşaroğlu Döne’nin evini gözetlemeye başlar. Akşam yemeği yenilen Döne’nin bulunduğu evde Hatunluk ismindeki gelin sofra silkelemek için evin balkonuna çıkar; Avşaroğlu Döne zannederek Hatunluk’ı vurur, Hatunluk oracıkta can verir. Hatunluk’ın gelin olduğu aile de saygın ve zengin bir ailedir. O gün Avşaroğlu çetesiyle birlikte Aldaş’a gelmiştir. Şikâyet etmeye kimsenin cesaret dahi edemediği Avşaroğlu’nu takip ederek devletin kolluk kuvvetlerine bildirirler. Aldaş köyünü basan kolluk kuvvetlerine bildirirler. Aldaş köyünü basan jandarmalar köy çıkışı dâhil her yere pusu kurarlar. Bunlardan habersiz Avşaroğlu emmioğlu Hasan’ın (Aslan) evinde misafirdir. Avşaroğlu çetesine mensup Koca Mehmet isimli eşkıya sabah ezanı vakti Nadır’a gitmek için Aldaş’tan yola çıkar ve çıkışındaki jandarmalar tarafından vurulur. Silah seslerini duyan Avşaroğlu durumun vahametini anlar. Misafir olduğu emmioğlunun tüm ısrarlarına rağmen gitmek üzere samanlığın temeğinden çıkmak için kafasını uzattığı sırada evin etrafında pusuya yatan müfrezeler tarafından vurularak öldürülür. Bu olayı Tenecioğlu Âşık Hüseyin söyle dile getirir: AVŞAROĞLU Sabahınan kalktım vurun hay oldu Takipçiler geldi bil Avşaroğlu Jandarmalar kol kol oldu dağıldı Yekin mavzerini al Avşaroğlu Çuha aba giyer kolları soygun Eşkıya olan da yatar mı baygın Kaş ile kirpiğin gözüne uygun Bir idin Aldaş’ta bil Avşaroğlu Ne güzel imiş de Mehmed’in aynı Küllükten toplandı kan ile beyni Buna el mi tutar gözleri kanlı Yekin mavzerini al Avşaroğlu Üç kor fişeğini yana dizerdin Aslan gibi bağ başında gezerdin Bir hücumda kervanları bozardın Şimdi tutmaz oldu kol Avşaroğlu Ne güzel imiş de Mehmed’in aynı Küllükten toplandı kan ile beyni Buna el mi tutar gözleri kanlı Yekin mavzerini al Avşaroğlu Üç kor fişeğini yana dizerdin Aslan gibi bağ başında gezerdin Bir hücumda kervanları bozardın Şimdi tutmaz oldu kol Avşaroğlu Gün değişin öldüğünü bildiler Zalim düşmanlara haber verdiler Nazlı nişanlını eller aldılar Gezme bu dünyada öl Avşaroğlu Martin doldururdun ne deli dolu Gene bilmiyon gittiğin yolu Kardeşin sayılır Çerkez’in Ali Ona da bir haber sal Avşaroğlu Kara mıydı bu alnının yazısı Zor muydu çift kurşun sızısı Yetim kaldı Hatınlıkın kuzusu Aldın vebalini bil Avşaroğlu Bir ateş düştü de ciğerim yana Takipçiler geldi ya kime ine Sana sebep olan şu benli Döne Ölmeden hayfını al Avşaroğlu Âşık Hüseyin’im erken geldiler Öldüğünü kuşlukleyindi bildiler Şu benli Döne’yi ele verdiler Şimdi tutmaz oldu kol Avşaroğlu Hüseyin TENECİOĞLU
