Site icon Teketek Haber

Baba İshak Ayaklanması

1234-1241 yılları arasında Maraş Emirliğini yürüten Muzaffereddin zamanında 1240’da Maraş ve civarında Baba İshak[1] isyanı sebebiyle birçok karışıklıklar olmuştur.[2] Bu isyana Maraş bölgesindeki konargöçer Türkmen boyları da iştirak ettiler.[3] Moğol istilası sırasında Harzemşahlar Devleti’nin yıkılmasıyla Anadolu’ya göç eden Baba İlyas el-Horasani adlı Türkmen şeyhi Amasya’ya gelip yerleşmiştir. Onun daha önceki hayatı hakkında hiç bilgi yoktur. Onun müritlerinden Baba İshak adlı Türkmen lideri 1240 yılında Samsat, Tel-Başer ve Maraş civarında etrafına topladığı kalabalık kitlelerle ayaklandı. Baba İshak’ın propaganda faaliyet sahası iki ana kola ayrılmaktadır; Baba İlyas’ın zaviyesinin bulunduğu Amasya ilini içine alan Orta Anadolu (Tokat, Sivas, Çorum ve çevresi) ile Maraş, Kefersud, Malatya ve Elbistan çevresini içine alan Güneydoğu Anadolu bölgesidir. Kaynaklar Baba İshak’ın Maraş ve Elbistan’da gizli faaliyetlerde bulunduğu konusunda müttefiktirler.[4] İsyanın çıkmasının birçok sebepleri bulunmaktadır. İsyanın yayıldığı bölgelerde yoğun bir Türkmen nüfusu bulunuyordu. İsyanın liderleri İsmaîlilik mezhebinden etkilenerek bazı yerel inançları ve eski Türk Şamanizm’inide kullanıp, karışık bir fikir ortaya çıkarmışlardı. Bu isyanın yayıldığı bölgelerde pek çok dinî akım ve mezhep mensubu insan bulunmaktaydı. İslamî mezheplerin yanında Manî inancı ile Hıristiyanlığın karışımından Pavlaki (Pavlicien) mezhebi ortaya çıkmıştı. Bu tür mezhep ve fikirler bölgede bulunan ahaliyi etkilemişti.  İslamî bir görüntü altında eski Türk inançlarının tesiri altında kalan Baba İshak büyük bir isyanın başlatıcısı olmuştur. Bu bakımdan Babai ayaklanması, Türkmenler arasında ilk dinsel nitelikli hareket özelliğini taşımaktadır.[5] 1237 yılında babasını zehirleyerek tahtı elde eden sultan II.Gıyaseddin Keyhüsrev, sonra da bütün yetkilerini Sadeddin Köpek adlı vezirine devretmiştir. Genç yaştaki sultan tecrübesizdi ve vaktinin çoğunu eğlenceyle geçiriyor, devlet işleri ve halkın sorunları ile pek alakadar olmuyordu. Vezir Sadeddin Köpek ise büyük bir hırs içinde saltanatı ele geçirmek amacıyla sultana karşı bir suikast hazırlığı içindeydi. Bu durumun ortaya çıkması üzerine sultan onu öldürtmüştü. Devletin tepesindeki bu gelişmeler zaten Sultan II.Gıyaseddin Keyhüsrev’in idaresinden memnun olmayan kitlelerden başta Türkmenler olmak üzere Ahilerin de bu isyana katılmalarına neden olmuştur. Sultan kendisinin idaresinden memnun olmayan Ahi Evren ve taraftarları ile Baba İlyas’ı tutuklamıştı. Selçuklu ülkesinde hüküm süren bu siyasi, iktisadi ve içtimai düzensizlikler, isyancıların işlerini büyük ölçüde kolaylaştırmış ve etkileri uzun süre devam edecek olan Babai isyanı ortaya çıkarmıştır. Ülkenin bu durumdan kurtulmasının tek çaresinin Baba İlyas’ın eliyle olacağı inancı da yerleşmişti.[6] Anadolu Selçuklu Devleti bu isyan çıktığı sırada iktisadi sıkıntı ile karşılaşmıştı, bilhassa büyük şehirlerde birtakım işsiz ve serseriler asayişi tehdit ediyorlardı. İktisadi ve ticari yönden gelişmiş şehirlerde çalışan zümre bu durum sebebiyle büyük sıkıntı içinde idi. Bu kitleler fityan ve ahilik gibi mesleki münasebetleri vasıtasıyla örgütlü hale gelmişlerdi. Bir yandan Baba İshak ayaklanması diğer yandan da şehirlerde asayiş ve huzuru bozan bu zümreler Selçuklu Devletini derinden sarsmaktaydı.[7] Baba İshak ayaklanmasının gerçek liderinin Baba İshak değil de Baba İlyas olduğu bugün artık bilinen bir gerçektir.[8]Ancak isyanın yürütücüsü ve komutanı Baba İshak’tır. Dönemin bazı kaynaklarında da isyanın lideri Baba İshak olarak geçmektedir. Bazı kaynaklarda Baba İshak iki farklı kişi olarak gösterilmektedir.[9] İbni Bibi’nin ifadesine göre Baba İshak adamlarından birini Maraş’a göndererek isyanın başlaması için gerekli emirleri vermiştir.[10] Bu konu ile ilgili ciddi çalışmalar yapan A. Yaşar Ocak’ın araştırmaları ile Babai ayaklanmasının lideri ile yürütücüsünün farklı kişiler olduğu aydınlanmıştır.[11] Maraş bölgesinde Baba İshak’ın propagandası oldukça etkili olmuş ve birçok Türkmen bu ayaklanmaya katılmıştır. Selçukluların Babailerle ilk mücadelesi Maraş bölgesinde oldu. Baba İshak, yaşadığı Adıyaman (Hısn-ı Mansur) yakınlarındaki Kefersud bölgesindeki Türkmenleri silahlandırdıktan sonra etrafı ele geçirerek isyanı başlattı. Kısa süre içinde Adıyaman, Gerger ve Kâhta’yı ele geçirdi. Buradan Malatya üzerine yürüdü[12] İsyancılar önlerine çıkan bütün kuvvetleri yenip her tarafı zapt ederek ilerliyorlardı. Selçuklu Devleti’nin Malatya valisi Muzaffereddin Alişîr topladığı kuvvetlerle Babailere karşı çıktı; ancak ağır bir yenilgiye uğrayarak Malatya’ya kaçtı.[13] Bu arada Maraş bölgesinde de isyan yayılmıştı; Samsat, Kefersud, Antep gibi yerlerde toplanan isyancılar, Maraş bölgesindeki yandaşları ile birleşerek Amasya’da bulunan Baba İlyas’ın yanına gitmek istiyorlardı. Maraş ve bilhassa Elbistan yöresindeki Türkmenlerin de isyana katılımıyla Babailer önemli bir güç haline geldiler. Malatya valisi Alişîr ikinci kez asker toplayarak Babailerin üzerine yürüdü. Bu defa Babailerle Selçuklu kuvvetleri Elbistan’da karşılaştılar. Bu çarpışmada Selçuklu kuvvetleri bir kez daha mağlup oldu.[14] Babailer gönderilen Selçuklu kuvvetlerini arka arkaya mağlup ederek Amasya ve Tokat’a kadar ilerlemişlerdi. Sultan II.Gıyaseddin Keyhüsrev, komutanlarından Mübarezeddin Armağanşah’ı Amasya Sübaşılığına getirerek isyanı bastırmakla görevlendirdi. Baba İlyas Selçuklularla mücadeleyi müridi Baba İshak’a bırakmıştı. Amasya önünde, Mübarezeddin Armağanşah Babailerle karşılaşarak onlara ilk mağlubiyeti tattırdı. İsyanın lideri Baba İlyas Amasya Kalesi’ne sığınmıştı. Burada yakalanarak idam edildi. Böylece Babailerin manevi lideri ortadan kaldırılmış oluyordu. Liderinin öldürülmesine engel olamayan Baba İshak ve adamları Amasya’da Mübarezeddin Armağanşah yönetimindeki Selçuklu kuvvetlerini mağlup ederek, intikam alma duyguları ile sultanın bulunduğu Konya’ya doğru ilerlemeye karar verdiler. Amasya’daki bu çatışmada Mübarezeddin Armağanşah, Babailer tarafından öldürülmüştü. Baba İshak ve adamları, kadınları, çocukları, sürüleri ve bütün ağırlıkları ile Kayseri üzerinden Kırşehir’in Kuzey Doğusundaki Malya Ovası’na gelmişlerdi. Burada kendilerini takip eden Selçuklu kuvvetleri ile karşılaştılar. Sultanın ordusunda ücretli Frank askerleri de bulunuyordu. Ordunun komutanlığını ise Emir Necmeddin yapıyordu. Ücretli Zırhlı Frank askerlerinin öne alınarak saldırıya geçilmesiyle, ölüm kalım mücadelesi vermelerine rağmen Babailer mağlup edildiler. Bu çarpışmada Baba İshak hayatını kaybetti. Babailerin kadınları ve çocukları hariç büyük çoğunluğu kılıçtan geçirilirken çok azı kaçabildiler. Kaçanlar ülkenin uç noktalarına yayılarak izlerini kaybettirdiler.[15] Mısırlı Memlûk tarihçisi elMakrîzî, bu savaşta Babailerden 4000 kişinin öldürüldüğünü zikretmektedir.[16] Bu sırada Horasan erenlerinden olan ve Maraş’ta bulunduğu iddia edilen Hacı Bektaş Velinin isyana katılıp katılmadığı meçhuldür. Ancak onun kardeşi Menteş Babaî isyanına katılmış ve Selçuklu askerleri tarafından öldürülmüştür. İsyanın cereyanı sırasında Hacı Bektaş Veli’nin Elbistan taraflarında bulunduğu rivayet edilmektedir. Ayaklanmalar sona ermesine rağmen izleri ve etkileri Anadolu’da daha sonraları devam etmiştir. Bu ayaklanmanın akabinde Maraş ve Elbistan’da görülen Ağaçeri Türkmenlerinin isyanının Babailerle ilişkisinin olup olmadığı kesin belli olmamakla birlikte pek çok benzer özelliklerin olduğu da dikkat çekmektedir. Zira Babai ayaklanmasının bastırılmasından sonra isyan eden Ağaçeri Türkmenlerinin yaşadıkları alanlar da daha önceden Babailerin etki alanında bulunmakta idi. Babailerin ayaklanmaları Maraş bölgesinde oldukça etkili olmuş ve Maraş’taki Selçuklu emirliği zayıflamıştır. [1] Baba İshak isyanı ile ilgili şu eserlere bkz.Gregory Ebü’l-Ferec, Ebü’l-Ferec Tarihi, (çev. Ömer Rıza Doğrul), C.II, s.539, 540; İbn Bibi, el-Evamirü’l-Ala’iye fi’l-Umuri’l-Ala’iye (Selçukname), (çev.Mürsel Öztürk), C.II,  Kültür Bakanlığı Yay., Ankara, 1996, s.50; Ahmed b Mahmut, Selçuk-Name, C. II, (Haz: E. Merçil), Tercüman 1001 Temel Eser, İstanbul 1977, s.153; Mustafa Akdağ, Türkiye’nin İktisadi ve İctimai Tarihi, C.I, Cem Yay., İstanbul 1977, s. 69; Ahmet Yaşar Ocak, Babailer İsyanı, Dergâh Yay., Ankara 1996, s. 87–94; Mikail Bayram, Ahi Evren ve Ahi Teşkilatı’nın Kuruluşu, Damla Matbacılık Yay., Konya 1991, s.84; Salim Koca, Dinî İnançların ve Düşüncelerin Politik Amaçlarda Kullanılmasına Dair Selçuklu Devrinden İbrae verici Bir Örnek: Babailer Ayaklanması, Gazi Türkiyat, Güz, 2012-S. 11, s.11-38. [2] Yinanç, Maraş Emirleri, S.7( 84) , s.94; Turan, s.311; Faruk Sümer, Ashabü’l-Kehf, İstanbul 1989, s.43. [3] Yinanç, Maraş Emirleri, S.7(84), s.94. [4]Ahmet Yaşar Ocak, Babailer İsyanı, Dergâh Yayınları,  İstanbul 1996, s.113-125. [5] Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye,  s.421. [6] Mikail Bayram, Ahi Evren ve Ahi Teşkilatı’nın Kuruluşu, Damla Matbacılık Yay, Konya1991, s.84,  Ocak, Babailer İsyanı,  s.105. [7] Mustafa Akdağ, Türkiye’nin İktisadi ve İctimai Tarihi, C.I, Cem yay, İstanbul 1977, s.69. [8] Gregory Abu’l-Farac (Bar Hebraeus), Abu’l-Farac Tarihi, (Çev. Ömer Rıza Doğrul), C.II, s.539, 540 [9] Ahmet b Mahmut, Selçuk-Name, C. II ,( Haz: E. Merçil), Tercüman 1001 Temel Eser, İstanbul 1977, s.153 [10] İbni Bibi, C. II, s.50 [11] Babai İsyanının lideri Baba İlyas ve yürütücüsü Baba İshak’la ilgili geniş bilgi için Bk: Ahmet Yaşar Ocak, Babailer İsyanı, Dergâh Yayınları, Ankara 1996, s.87-94 [12] Ahmet Yaşar Ocak, Baba İshak, DİA, C.IV, İstanbul,1991, s.369 [13] İbni Bibi, C. II, s.51 [14] Babailerle Selçukluların Malatya Valisi Alişir’in nerede savaştıkları kesin belli olmamakla birlikte Elbistan’ın Alişar olarak bilinen Ceyhan nehri kenarındaki aynı adı taşıyan köy ve dağ civarında olduğunu tahmin ediyoruz. Alişar dağ ve köyü vali Alişir ve Germiyan aşiretinin hatırasını bugün hala taşımaktadır. Bk.Ernest Honigman, Bizans Devletinin Doğu Sınırı, (terc. Fikret Işıltan), İstanbul Üniversitesi Yay., İstanbul 1970, s.85. [15] Turan, s.420-427; Ahmet Yaşar Ocak, Baba ilyas, Baba İshak, DİA, C.IV, İstanbul 1991, s.368-369 [16] Makrîzî, Kitabü’s-Süluk, (Neşr. Muhammed Mustafa Ziyade), C.I, Kısım I, Kahire 1934, s.307.

This website uses cookies.

This website uses cookies.

Exit mobile version