BEBEK
Kâh avrat mezere gidek Serinnikte geze geze Bebek karşımıza çıkar Kara gözün süze süze Çabuk göresimiz geldi Varak dolanı dolanı Kara toprağa döşendi Yatar beleni beleni Giymem terziyin asbabın İlikleri dar geliyor Ne din bana Battal ede Bu anamdan zor geliyor Çiçek gövdesini aldı Sarardı gül benzi soldu Kahar mezere gidelim Körpeyi göresim geldi Daha kendi bir yaşında Körpe gözel köşek aldı Öpmeye özüm döymezken Kara toprak döşek oldu Seherinen öten kuşlar Yuvasına döner m’ola Günde gitsem mezerine İller beni kınar m’ola Bulanıyor koca Hurman Ahar gider coşa coşa Avrat çocuğu n’icettin Çaldırdın alıcı kuşa Emine bacı başını Tara tilleyi tilleyi Ne çal bana tohanıyor Başın sallayı sallayı Ebesi yanına yatır Gec’anası uyanamaz Ilınkaca koyda salla Ağaç beşik dayanamaz Gece yatarkan düşümde Düştü duvarımın taşı Uldu da döküldü m’ola Ok kirpiği hilal kaşı Deyip kesti. Behlül Ali KOZAN
