Cemaatle namazın fazileti
Bil ki, namazı cemaatle kılmak müekked sünnetlerin en kuvvetlilerindendir. Öyle ki, bir belde ahalisi cemaatle namazı terk ederse, silahlı savaş vacip olur. Çünkü cemaatle namaz, İslâm’ın şeairindendir. Hatta cemaatle namazı bir kişi özürsüz olarak terk ederse, tâzirle cezalandırılır, şehadeti kabul edilmez. Dahası komşuları, imamı ve müezzini sessiz kalırsa, günahkâr olurlar. Fetâvâ sâhibi şöyle söyler: “Mal ile cezalandırmak darp ile cezalandırmaktan daha tesirlidir.” el-Cevâhir’de de benzer hüküm bulunur. Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “Allah kırk gün cemaatle namaza devam eden kişinin cehennemden ve nifaktan kurtuluş beratını yazar.”[1] Yine Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “Namazını cemaatle kılan kişi, sorgusuz sualsiz Cennete girer.” Yine Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “Kim cemaatte bulunursa, Allah hem gidiş hem de dönüşteki her adımına on iyilik yazar, on günahını siler ve on derecesini yükseltir.” Yine Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “Namazını cemaatle kılan kişi, Sırat köprüsünü şimşek çakması misali hızlı geçer.” Yine Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “Mescide komşu olanın namazı, hep mescitte olmalıdır.”[2] Yine Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “Cemaatle namaz, dünyadan da dünyadakilerden de daha hayırlı bir rahmettir.” Cemaatle namazın farz-ı kifâye, hatta farz-ı ayn olduğu söylenir. Şöyle dediler: “Cemaatle namaz kılma imkânı varken namazını tek başına kılan kişinin namazı caiz değildir.” Bu bilgi Kunye’de bulunur. Şeyh Muhammed Buhârî (k.s) şöyle söyler: “Hasan Basri’ye göre, şefkatinden dolayı annesi çocuğunu yatsı namazını cemaatle kılmaktan menederse, çocuğun annesine itaat etmesi gerekmez.” Abdullah bin Yusuf, Mâlik, Zinâd, A’reç ve Ebu Hureyre (r.a) râvi zinciriyle rivayet edilen bir hadiste Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim, hep arzu ettim, odun yığılmasını emredeyim, odun toplansın. Sonra namaz kılınmasını emredeyim, ezan okunsun. Sonra bir kişinin müminlere imam olmasını emredeyim. Sonra da cemaate gelmeyenlere gidip evlerini yakayım. Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim, eğer etli bir but veya güzel iki paça bulacağını bilselerdi, yatsıya koşa koşa gelirlerdi.”[3] Ebu Hureyre’den (r.a) rivayetle, Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: Cemaatle namaz, evde ve çarşıda kılınan namazdan yirmi beş kat daha faziletlidir. Kişi güzelce abdest alır ve sadece namaz iştiyakıyla mescide gitmek için evinden çıktığında, her adımına karşılık bir derecesi yükselir ve bir hatası silinir. Namaz kıldığında, namazgâhında kaldığı sürece, melekler hep şöyle dua ederler: “Allah’ım! Onu bağışla. Allah’ım! Ona merhametinle muamele eyle. Her biriniz diğer namazı beklediği sürece, namazdaki gibi sevap kazanır.”[4] Buhari’nin sözü burada sona erdi. Ebu Hureyre’den (r.a) rivayetle, Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “Allah hiçbir gölgenin olmadığı bir günde yedi grup insanı gölgelendirir; 1) Adil devlet başkanı, 2) Rabbine ibadet uğrunda yetişen genç, 3) Kalbi mescitlerebağlı kişi, 4) Allah için birbirini sevip, Allah için bir araya gelip, Allah için ayrılan iki kişi, 5) Makam sahibi güzel bir kadın muradını almak istediğinde, ‘Ben Allah’tan korkarım.’ diyen kişi, 6) Sağ elinin infak ettiğini sol eli bilmeyecek kadar gizli sadaka veren kişi, 7) Tek başına tenha bir yerde Allah’ı zikredip gözyaşı döken kişi.”[5] Bu hadis Buhârî’nin kitabında mevcuttur. Mescitte cemaatle namaz kılmanın faziletini anladıysan, cemaatten ayrılmamaya azami gayret göster. Peygamberimiz (s.a.v), “Allah’ın eli, kudreti cemaat üzerindedir.”[6] buyurur. Cemaatin faziletleri mufassal muteber kitaplarda yazılı olup saymakla bitmez. [1] Tirmizî, Salât, 38, 64. [2] Hindî, VTI, 650; Zebidî, III, 29; Aclunî, II, 509 [3] Buhârî, Ezan, 29; Muvattâ, Cemâat, 3. [4] Buhârî, Ezân, 3. [5] Buhârî, Zekat, 36; Müslim, Zekat, 30. [6] Tirmizî, Fiten, 7; Nesâî, Tahrîm, 6.
