CINNAZ AHMET’İN DANA ARAMA BAHANESİYLE KARŞISINA GELENE AĞLAMSAK EDEREK SORDUĞU SORU
Elbistan’ın Güplüce köyünde –Cınnaz lakabıyla tanınan- Ali KALKAN hazırcevap, oldukça mukallit, kıvrak zekâsıyla her meselenin altından kalkacak maharette bir yapıya sahiptir. Gençlik çağı gelmiş, gönlünü Hatun isminde bir kıza kaptırmış, lakin kız buna yüz vermemektedir. “Bahanesiz dost bağına girilmez!” hesabıyla sanki sığırdan dönüp de eve gelmemiş danayı arama bahanesiyle Hatunlardan geceye doğru rastgeldiği köylülere sorarak gitmektedir. Hem de ne soruş: “Er lakabıyla anılır.” diyerek, gayet rahat bir eda ile hitap etmektedir; aşağıda sunacağımız şiiri okuyunca, siz de hak vereceksiniz. Bakalım ne demiş: Kayalarda biter tütça Ettin komşuları maçça Sana diyom topal Hacce Sen danayı görmedin mi Eline almış ırbığı Dibine çökmüş mırrığı Yukarı obanın Gurruğu Sen danayı görmedin mi Elinden gelir el işi Gelir gülüşü gülüşü Köyümüzün tek kel işi Sen danayı görmedin mi Evlerinin önü asma Asmanın dalları basma Sana diyom kenan esme Sen danayı görmedin mi Evlerinin önü tütün Yaprakları tütün tütün Sofu Ali’nin kızı Hatın Sen danayı görmedin mi Sevdiği fakat yüz bulamadığı Hatun da oldukça nüktedan ve bir o kadarda şair ruhludur. Kendine söylenilen sözün ne manaya geldiğini çözdüğünden, şöyle cevap verir. Tütünü eken biçsin Tabakaya koyan içsin Danan ağzına sıçsın Ben nerde gördüm danayı Cınnaz Ali aldığı cevap karşısında “Bunları bir duyan olmasaydı!” diyerek oradan çarçabuk uzaklaşır.
