ÇİVİ HASAN’IN HEBİL’İN AĞIDI
1935’li yıllar…. Arıtaş Köyü’nün Gözübenli mahallesinde bir hırsızlık olayı olur. Aydın ilinin Sarıçiçek kasabasından olduğu tahmin edilen bir işçinin gece uyurken tüfeği çalınır. İşçi yabancıdır. Tüfeği çivi Hasan’ın Hebil’in amcasının oğlu Ahmet’in çalmasından şüphelenmektedir. Yabancı Ahmetle tartışır. Hebil bu tartışmanın üzerine gelir. Sarı çicekli “emmisinin oguluna iftira ettigini” söyleyerek öfkelenir. Tartışma az sonra büyür tartışmaya döner. Hebil, sarı çicekli işçiyi altına alıp döver. İşte ne olursa o anda olur: işçi, boğuşma anında bıçağını Hebil’e saplar. Hebil, eli bacagında kanlar içinde yere yığılır. Sarıçicekli işçi bir fırsatını bulup kaçar. Kuşaktan aşağısı kanlar içinde kalan Hebil ‘i yarı baygın kağnı ile dutun gölgesine getirirler. Az sonra kan kaybında ölür. Geride üç çocuk yetim kalır. Babayiğit bir adam olan Hebil için bacısı Dal Emine, diger bacısı Nar Eşe, anası Güllüce, eşi Sultan, emmisinin kızı Hüsne ve emmisinin eşi Melek aşağıdaki ağıdı yakarlar DAL EMİNE Gapımızın önü gavak Savak anam oğlu savak Ya niderdin it olduğum Senin degil yiten tüfek Gara şalvar biçim biçim Ben aglartım için için Boşa gardeşe sarılma Baş bedduam senin için Yolun üstünde düşegi Buna lele-sümbül dakın Böyle yiğidiniz var mı Bakın Yörüklüler bakın Kötü alacık kötü alaçık Ebilk’im içinde geçik Öldüğünü aramıyom Kolu dirseginde açık Ben bir garın eşiyim Dayanamıyom acıya Geceden gardeş ölür de Uşak salmaz mı bacıya Şuvara gönlüm şuvara İnce saralar cuvara Ben öksüzü bilmez miyim Yüzünü verir duvara Anam gelir gızıynan Şimdi görürür gözüynen Gardeşim göçün yükletmiş Ardı bölük guzuyunan Anam gelmedi gelmedi Gözlüyom sabah olmadı Babamın boyu gözeli Ne diye bacın ölmedi Gardeşim yayladan gelir Şu selbinin dalı gimi Ağ gövdeyi yere atmış Bin boganın garı gimi Camızları hendegi atlar Yok muyuydu “altı patlar” Şu tarlada anamoğlu Ganımı yalıyor itler Gaynıyınan getirmişler Tut altına yatırmışlar Öldüğünü aramıyom Ocağını batırmışlar Bir garalı yağlık aldım Ben alnıma bağlamaya Bir kötü elinden ölük Arlanıyom ağlamaya Elime aldım nacağı Dolandım geldim bucağı Gitti de geri dönmedi Babamın boyu gökçeği Ceket seni dört bükerim Büker de yüke sokarım Babamın boyu gözeli Sen salanda ben bakarım
