ELİF’E AĞIT
1940’lı yıllar… Erçeneli Hüseyin, yokluğun getirdiği sıkıntıyla umudu gurbete çıkmakta bulur. Ço1940’lı yıllar…Erçene Köyü’nde güzelliği dillere destan olan Battal’ın kızı Elif’in genç yaşta ölümü üzerine, Hüseyin aşağıdaki ağıdı yakar: Sabah olmaz yata yata Meryem ağlar tüte tüte Gelin Elif can veriyor Kollarını ata ata Hile yok idi kaşında Daha on sekiz yaşında Yekin Elif gelin yekin Kuzun ağlıyor başında Karalı yazmış yazını Acın yakıyor özümü Hele söyle Elif gelin Kime bıraktın kuzunu Erçene’nin yazıları Bağ bahçedir kıyıları Elif gelin küdkün gelmiş Minnet eylen dayıları Seherinen bir kuş öttü Sesini sesime kattı Osman Ağa’ma sorarsan Gelini mezara gitti Ocağına ateş düştü Görünce tebdilim şaştı Ağlasana Battal kardaş Yetim yetime karıştı Yiğit Hüseyin’im yiğit Dikip büyütmedin söğüt Gel ağlayak battal kardaş Ben de verdim çifte yiğit
