HAMZA TEMİZ’İN AĞIDI
Andırın’ın Çukurkoz köyünde yaşayan Hamza TEMİZ, 28. 03. 2005’te Alanya’da çalışan ağabeyi Mehmet’in yanına çalışmaya gider. Alanya’ya vardıktan on gün sonra aniden rahatsızlanır. Vücuttaki mikropların kana karışması nedeniyle yüksek ateş meydana gelir. Yüksek ateş bir türlü düşmez ve acilen hastaneye kaldırılır. Hastahanede yoğun bakıma alınan Hamza’ya “Sepsis” hastalığı teşhisi konur. Hamza, girdiği komadan çıkamayarak, 15 gün sonra 14 Nisan 2005’ te hayata gözlerini yumar. 24 yaşında, gencecik çağında ölen yeğenine çok üzülen dayısı Mehmet TEMİZ, onun arkasından aşağıdaki ağıdı söyler: Hileli de yalan dünya hileli Hamza’nın hayatı geçti çileli Sana dua ediyor herkesin dili Ecel şerbetini er içtin Hamza Hamza’yı sorarsan yirmi dört yaşı İsyan edilmez, bu, Allah’ın işi Bulunmaz dünyada bulunmaz eşi Aramızdan neden er uçtun Hamza Arkandan ağlıyor dostun akraban Gara yasa büründü Çukurgoz oban Sen gideli çöktü Gar’ali baban Sana doyamadan er uçtun Hamza Çukurgoz köyünde baykuşlar öttü, Akan gözyaşları sel oldu getti, Antalya Alanya’da va’den yetti, Ecel şerbetini er içtin Hamza. Taksin de kapıda bağlı duruyor Herkes de durmadan seni soruyor Dünyanın düzeni böyle yürüyor Ecel şerbetini er içtin Hamza Mehmet dayın seni candan çok sever Senin ardından da ağıtlar söyler Anan da ağlayıp bağrını döver Ecel şerbetini er içtin Hamza Mehmet TEMİZ
