Teketek Haber

Hatuniye (Şems Hatun) Camii

Hatuniye (Şems Hatun) Camii
30 Mayıs 2018 - 10:49

Ölü bir tarihten söz edilemez. Eğer bir tarih, gerçek bir tarihse o zaten canlıdır. Aramızda yaşamaya devam etmektedir. Onu görmek, onun nefes alış verişlerini duymak, hayatımızdaki yerini anlamak için bakışımızın, bilgimizin ve duyarlılığımızın buna yeterli olması gerekir. Çünkü tarih ölmeyen, canlı duygu ve düşüncelerle yapılır ve şimdiye taşınır.

Hatuniye Camii de Kahramanmaraş’ın yaşayan tarihlerinden biridir. Ona bakanlar yalnızca taş, tahta, kiremit ve demirden yapılmış bir bina görebilirler. Oysa oranın ilk başta bir cami olduğunu bilmek, bizi o taş, tahta ve demirden yapılmış binanın ötesine, daha doğrusu fizikötesine taşır. Sonra oranın Müslüman halkın toplandığı yer olduğunu bilmek işe toplumsal bir boyut ve bakış açısı kazandırır. Bunlarla birlikte tarih boyutunu da hesaba kattığımız zaman artık ucu bucağı belirsiz bir derinlikte, orada kendimizi, tarihimizi, atalarımızı, inançlarımızı, kısaca kültürümüzü ve medeniyetimizi buluruz. Bütün camilerden söz ederken bu ifade ettiğimiz açılara dikkat edilir. Ama Hatuniye Camiinden söz ederken özellikle bunlara dikkat etmeliyiz. Çünkü onun bir de vefa, aşk ve sevda boyutu vardır. O adeta bir aşkın ve vefanın somutlaşmış, diğer ifadeyle simgeleşmiş halidir.

Diğer ismiyle Şems Hatun Camii, ismini içinde bulunan türbeden alır. Çok yardımsever, halkının anası, kollayıcısı, dert ortağı olmuş, vefakar Şems Hatun’la oğlunun türbesidir bunlar. Şems Hatun Dulkadir beyi Alaüddevle’nin (1480-1515) hanımıdır. İsmi gibi kendisi de çevresini aydınlatan bir güneş (şems) olmuş ki vefatı üzerine yol arkadaşı bir vefa, aşk ve sevda örneği olarak onun adına türbe, ardından da çeşme ve cami yaptırmış. O duyguların büyüklüğünü anlatan bir rivayete göre ise Şems Hatun’a hayır duada bulunan bir köylüye, Alaüddevle Bey köyün yarısını vermiş. Önce türbenin, sonra da çeşme ve caminin yapılması; türbeye caminin içinden açılan bir kapıyla ulaşılması Alaüddevle Bey ile Şems Hatun arasındaki muhabbetin başka bir göstergesi. Aramızda yaşayan bu tarihin bize kazandırdığı, düşündürdüğü ve hissettirdiği; daha doğrusu bizi götürdüğü, işte bu tarihi tarih yapan unsurlar ve insanı insan yapan erdemlerdir. Büyük insanlar büyük duygulardan ve hakikatten doğar. Nankörlük, vefa bilmezlik ise her zaman kaybetmeye mahkumdur. Kültürümüzün bu temel taşlarını Hatuniye Camiinde bulabilir; oraya gittiğimizde, sandığımızdan da çok değerlerle, kültürümüzle yüklenmiş olarak dönebiliriz.

Hatuniye Camii Ulu Camiin arka tarafına düşen Kurtuluş mahallesindedir. Yamaca kurulmuştur. 15. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen bu caminin orijinal çeşmesi günümüze ulaşmamıştır. Caminin kitabesi, çıkan birkaç yangında tahrip olmuş. Caminin orijinal halinden yalnızca türbe ve minaresi kalmıştır. Son onarım ve bakım çalışmaları Kahramanmaraş Belediyesinin de desteğiyle gerçekleştirilmiştir.

Kapalı Çarşı’dan yukarıya vurup yokuşu tırmananlar için de, yukarıdan Kahramanmaraş’ı ve Abdülhamit Camii izleyerek yokuşu inenler için de Hatuniye Camii bilhassa Ramazan ayında ziyaret, dinlenme, hallenme, sohbet, ibadet ve tefekkür mekanlarından biridir.