HİMMET BABA İLE İLGİLİ ANLATILAN EFSANELER
Ümmetbaba, adil bir kumandan olarak askerlerinin başında olduğu bir savaşta, başının gövdesinden ayrılmış olmasına rağmen savaş bitinceye kadar başını koltuğuna alarak savaşmıştır. Bu durumunu gören bir kadın “şu savaşan yiğide bakın” demesi üzerine hemen yere düşmüş ve orada defnedilmiştir. Bakımını bitişiğindeki cami cemaatinin yaptığı türbeyi, yılda ortalama 1000 kişi ziyaret etmektedir. Elbistan’ın Konya’ya bağlı askerî valiler tarafından yönetildiği Selçuklular döneminde, Himmet Baba da Elbistan’da askerî vali idi. Bulunduğu bölgede adaletli yönetimi sayesinde Elbistan halkı tarafından çok sevilen Himmet Baba, bir rivayete göre; savaş esnasında başı kopan Himmet Baba’nın başını eline alarak, savaş bitinceye kadar savaştığı söylenir. Bunu gören bir kadın “Şu yiğide bakın” deyince olduğu yere düşmüş ve bir daha da kalkamamıştır. Halk Himmetbaba’yı oraya defnetmiş daha sonra da bir cami içine almıştır. Bu efsaneye Anadolu’nun hemen her yerinde rastlanmak mümkündür. Elbistan da bu efsaneden nasibini almıştır. Yörede anlatılan bir başka rivayete göre ise Kahramanmaraş ili Afşin ilçesi Atatürk Caddesi üzerindeki Dedebaba türbesinde medfun olduğuna inanılan Dedebaba veya diğer bir ismiyle Develi Baba denilen derviş ile Himmet Baba’nın kardeş oldukları anlatılmaktadır. Hatta Afşin’de yer alan Dedebaba türbesindeki kayıtta ilk Emevî halifesi Muaviye döneminde Anadolu’ya gelen ve Bizans’la yapılan savaşlarda birisi Afşin’de (Dedebaba), diğeri ise Elbistan’da (Himmetbaba) şehit olan iki mübarek komutan oldukları rivayeti yer almaktadır. Öyle ki Develi Baba’nın develeri ile Eshab-ı Kehf’e taş çektiği söylenilmektedir. Dedebaba türbesinin ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemekle beraber 1230’da Dulkadiroğullarından Hasan Bey tarafından yapılan Eshab-ı Kehf Külliyesi’nin gelir kaynakları sayılırken Afşin gelirinin bir kısmını Dede Abdal Zaviyesine vermiştir. Bu tarihî kayıt ile türbe kayıtlarında yer alan rivayetlerin bir kısmının dahi doğru olabileceği ihtimalini düşünürsek Himmetbaba türbesinin ilk yapım tarihi 1230’lu yıllara kadar gitmektedir ki bu ihtimal bile Himmetbaba ve Dedebaba türbelerinin en geç Selçuklu döneminde türbe olarak mevcut olduğunu ve ziyaret edildiğini göstermektedir. Himmetbaba ve Dedebaba ile ilgili bir başka rivayete göre ise her ikisi de Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli’nin talebesi olan ve hocalarının izni ve yol göstermesi ile Afşin ve Elbistan’a birer tekke açan Bektaşî yolunun dervişleridir.
