- Kılıç Arslan hükümdar olduktan sonra Kayseri, Sivas ve Malatya Danişmendli melikleri ile mücadelelere girişmişti. Bu mücadeleler sırasında sultana karşı birtakım ittifaklarda bulunulmuştu. Sultanın kardeşi Şehinşah’ın da katılımıyla Danişmendli meliklerinden başta Sivas emiri Yağıbasan olmak üzere, Bizans, Kilikya Ermenileri, Haçlılar, Zengîler ve Artuklular gibi devletlerin katılımlarıyla arka arkaya oluşturulan ittifaklar bunlardandı. Maraş ve Elbistan bölgesi de bu süreç içerisinde Selçukluların elinden dönem dönem çıkmıştı. Zira Zengîler ve Eyyubiler, Maraş’ın güneydoğusunda bulunan yerlere hâkim olmak istiyorlardı. Ancak kendisine ve ülkesine karşı girişilen bütün ittifakları II. Kılıç Arslan bertaraf etti ve 1168-1178 yılları arasında Kayseri- Zamantı, Sivas, Elbistan ve Maraş’ı tamamıyla hâkimiyeti altına aldı. Bu bağlamda Elbistan’a oğlu Mugiseddin Tuğrulşah’ı melik olarak görevlendirirken, Maraş’ı da ümerasından Emir Hüsameddin Hasan Bey’e verdi.[2]
HÜSAMEDDİN HASAN BEY DÖNEMİ
Selçuklular döneminde devletin sağ ve sol olmak üzere, iki beylerbeyliği bulunuyordu. Bu beylerbeyliklerin yanında, Melikü’l-Ümera Hüsameddin Çoban ve Seyfeddin Kızıl bey de devletin uç beylerindendi. Ayrıca Kilikya Ermeni ve Antakya Haçlılarına karşı da başında Nusretüddin Hasan Bey’in bulunduğu Maraş uç beyliğinin varlığı da bilinmektedir. Bunun yanında bir diğer uç beyi de Güney Uç Beyliği olarak bilinmektedir.[1]
