Site icon Teketek Haber

İĞDE KÖYÜNDEN (ANAMOĞLU) ÖMER MART’IN OĞLU HİKMET’E YAKTIĞI AĞIT

Ömer MART’ın, Hikmet isminde mesleği fırıncılık olan bir oğlu vardır. İki evli olan Hikmet; Elbistan’dan kalkıp Manisa’nın Soma kazasına giderek arkadaşıyla fırın açar. Yeni açtıkları fırın kısa süre de ünlenir. Elbistan’da yapılan ekmek çeşitleri Soma’da çok sevilir. Ancak bir süre sonra ortaklarıyla Hikmet’in arasına bazı anlaşmazlıklar girer. Ortakları 09.11.2006 tarihinde Hikmet’i kaçırarak Kırkağaç’ta bir ormanlığa göçtürürler ve ellerini gözlerini bağlayıp kendinden geçinceye kadar döverler. Gayrı ölmüştür, diye bırakıp oradan ayrıldıktan sonra, hikmet kendine gelir. Şuuru yerindedir. Parkesinin cebindeki çakmağı zorda olsa alarak elinin bağını yakar ve ağzının bandını çıkarır. Jandarmayı arayarak başına gelenleri anlatan Hikmet kendine bu durumu reva görenleri yakalatır. Suçluları yakalayan kolluk kuvvetleri Hikmet’i Akhisar hastanesine kaldırırlar. Akhisar hastanesi, Hikmet’in durumunu ağır gördüğü için İzmir’e sevk eder. Kırk beş gün hastanede yatan Hikmet Mart, verdiği mücadeleyi kaybederek vefat eder. Garibanlığının dışında bir de evlat acısı gören Ömer Mart şu ağıdı yakar: Mezarının üstü hüyük Hüyük te yayılır geyik Ölüm sana yakışır mı Ağ dudakta kara bıyık Yüksek götürün salını Getsin görünü görünü Kime emanet eyledin Arkanda iki gelini Harlar Arap atlar harlar Ay gedikten çıkmış parlar Yalınızsın Hikmet oğlum Ağaç dalı ile gürler Şafağın yeri benlendi Babanın gönlü gamlandı Tez gel Hikmet oğlum tez gel Çayın bardak ta demlendi Yaşa benim oğlum yaşa Yolumuz düştü yokuşa Sebebi şıhlı diyorlar Evinde baykuş ötüşe Tekme değnek vura vura Götürmüşler ıssız yere Oğlum seni bulamadım Yatırmışlar Akhisara

This website uses cookies.

This website uses cookies.

Exit mobile version