Site icon Teketek Haber

İHTİYAÇ SAHİBİ ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ İÇİN YAZIYOR

Sana geç kalmadım’ adlı kitabında evlat edinme öyküsünü toplayan Layıkhan Özder, kitabın gelirinin kimsesiz çocuklara bağışlanacağını söyledi. Layıkhan Özder, Karina Yayınevi’nden çıkan ‘Sana geç kalmadım’ kitabında 17 yıl süren evlat edinme sürecinde yaşadığı sıkıntıları anlattı. Evlat edinmeye karar verdiğinde hiçbir kaynağa ulaşamadığını belirten Layıkhan Özder, kitabıyla  evlat edinmek isteyenlere yol göstermeyi ve farkındalık  yaratmayı hedeflediğini bildirdi. Layıkhan Özder, “Bu kitabı kaleme almaktaki amacım, evlat edinmeden önceki süreç ve sonrasında yaşanan tüm zorluk ve güzellikleri paylaşma isteğimdi. Bunu birileri yapmalıydı. Neden bu ben olmayayım düşüncesiyle tüm cesaretimi toplayarak, hikayemizi yazmaya karar verdim. Böylelikle, bizim gibi evlat edinmek isteyenlere hem başvurabilecekleri bir kaynak hem de konu hakkında farkındalık yaratmış olacaktım. Sosyal sorumluluk projesi kapsamında kimsesiz çocuklarımıza yardımcı olmak, çocuk sahibi olamayan çiftlerimize ve tek ebeveynlere yol göstermek aynı zamanda cesaret vermek, bu kitabı yazmaktaki en büyük motivasyonum oldu” diye konuştu. O sürece dair yaşadığı duyguları, “Hani hamile olursun, günlerini sayar bir an önce doğumun gerçekleşmesini beklersin ya! Galiba ben de buna benzer duygular içinde seninle ilgili haberi bekleyerek, bir an önce doğumun gerçekleşmesini istiyordum. Arada ki fark seni sadece 9 ay değil, bundan çok daha uzun bir süre bekliyor ve bunu fiziksel olarak değil, kalben gerçekleştiriyor olmamdı. Ben seni kalbimde besleyip dünyaya getirdim. 9 ay değil, tam 17 yıl boyunca bekledim… Bu kitap sana hasretle kavuşmamızın hikayesi. İyi ki sana kavuşup, sana geç kalmamışız. Nefes aldığımız sürece hiçbir şey için geç kalmış sayılmayız” cümleleriyle anlatan Layıkhan Özder, kitap gelirinin kimsesiz çocuklara bağışlanacağını kaydetti. Özder’in bir diğer kitabı ise “ASLINDA   BİTMEDİ  –  Yüzleşmenin önemine değinen   bir  hikaye ( kurgu )” ‘Kahvesinden bir yudum daha aldıktan sonra bir türlü onu rahat bırakmayan o söz geldi yine aklına: Nereye gidersen git, benden asla kaçamayacaksın. Kulağından hiç gitmeyen bu sözü en son on sekiz yıl önce yaşadığı İrlandanın yarımadası olan Dingleda duymuştu. Kapısına bilinmeyen bir kişi tarafından bırakılan bir mektup ve siyah gül hayatını alt üst edebilir miydi? Her şeyi bitirdiği yerde, elinde siyah bir gülle geçmişteki acıları unutmayı ve hayata yeniden başlamayı mı tercih edecekti yoksa uçurumun kıyısında kendisiyle yüzleşmeden yok olup gitmeyi mi?’

This website uses cookies.

This website uses cookies.

Exit mobile version