İNŞAATÇININ AŞKI
İNŞAATÇININ AŞKI Hakkı KURT, Elbistan’ın Kışla köyündendir. Başarıyla bitirdiği liseden sonra 1990 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi inşaat bölümünü kazanır. Anadolu delikanlılarının tüm özelliklerini –arı-duruluk, merhamet, yardımseverlik sevdiğini adam gibi sevme…- üzerinde taşımaktadır. Bu duygulara sahip kişilere kader her zaman gülmemiştir. Hakkı KURT’un bu engin gönlü, aynı sınıfta beraber okudukları bir kıza düşer. Lakin gönül verilen kız, Hakkı KURT’a yâr olmaz. Yâr olmayan sevgili midir, talih midir bilinmez. Sevmenin, “sevdiğiyle aynı dille de konuşmayanın bir başka ismi” olduğuna inanan Hakkı kendisi gibi inşaat mühendisliğinde okuyan ilham perisine inşaat diliyle seslenerek halini dile getirir. Bakalım Hakkı, içinde bulunduğu hali nasıl izah eder: Bir egrega olmak vardı Aynı betonda diz dize Ya da aynı kolonda boyunda iki donatı Ne bir etriye dolansın incecik belinden Ne de bir çiroz gülüm Yalnız ben olaydım yanında Yalnız ben… Kahpe dış yükler etkisi ile kopup ayrılmamak için senden Emniyet gerilmesine kadar direnmeyen namertti o dem Ama bütün bunlar fiktifti fiktif kaldı. Daha pirizini dahi tamamlamamış basit bir kiriş parçası iken ben Her noktadan üzerime etkiyi verdiniz Yayılı bir yük misali Kahrolası aşkın ve sen Ne kesit tesirleri doğdu içimde bilemezsin Ne sınırları aştı çökmelerim Şu elastik eğrime bak genç yaşımda Eridim bir tanem eridim Bir sıvı bir donatı kaldım bak Hemen omuzlarımda olmana rağmen hasretinden sebep Söyle bu kadar kısa mı hesaplanmıştı ekonomik ömrüm Sus! Cevap verme Ama şunu beynine iyice sok Bütün bunların tek parametresi sensin
