- kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa 13 Şubat 1920 tarihinde Maraş Mutasarrıflığına şu telgrafı çekiyordu:
KAHRAMANMARAŞLI
CEVDET KABAKCI Kahramanmaraş halkı milletine, dinine, toprağına bağlıdır. Çalışkan ve sabırlı olup, sade bir hayat yaşarlar. Hiçbir zaman milli ve dini inançlarından ödün vermemişlerdir. Bağımsızlığının sembolü bayrağıdır. Bayrağını ve toprağını canı pahasına da olsa korumaktan çekinmez. Yabancı bayrağının altında yaşamaktansa ölümü tercih eder. Parola “Ya Bağımsızlık, Ya Ölümdür”dür. 1515 yılından beri Osmanlı İmparatorluğu’nun bütün cephelerinde çarpışmış, hatta göç ederek zamanın serhat şehirlerine yerleşerek kale muhafızlığı görevi yapmıştır. Bugün, Kıbrıs’ta, Bulgaristan’ın Harmanlı, Yunanistan’ın Dimetoka bölgesinde ve Balkanların birçok yerinde Maraş isimli yerlere rastlamak mümkündür. Kurtuluş Savaşı’nda kendi şehirlerini kurtardıktan sonra, Antep, İslahiye, Bahçe, Haruniye, Osmaniye ve hatta Kozan’ın yardımına koşmuşlar, buralarda şehitler vermiş ve gazi olmuşlardır. Antep’e gidecek birliklerin donatımına, bir taraftan erkekler artırmaya konulan bir tespihe büyük para verirken, kadınlar; bileziklerini, küpelerini, gerdanlıklarını çıkararak içten gelen samimi bir duygu ile seve seve vermişlerdir. Bu savaşta Kahramanmaraşlılar, Türk ve dünya askeri tarihine gayri nizami savaşın en güzel örneğini yazdırmışlardır. Şimdi de Kahramanmaraşlılar için yazılanlara bir göz atalım: Maraş’ın kurtuluşu üzerine 12 Şubat 1336 tarihli Heyeti Temsiliye namına Mustafa Kemal imzasıyla, Maraş Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne, Maraş Belediye Riyasetine ve Maraş’ta Kuvayı Milliye Kumandanı Kılıç Ali Bey’e telgraf çekilmiştir. “Çarpışan ve nihayet muvaffak olan Kahramanmaraşlıları bütün memleket namına tebrik ve tazize şitab ederiz. Maraşlılar bu kahramane müdafaaları ile dava-i milliyenin ulviyetini ve milletimizin yaşamak, müstakillen yaşamak hususundaki irade-i aliyyesini bütün cihana ibraz ettiler. Şühedalarımıza dualar, selamlar.” Aynı tarih ve “Tehiri gayr-ı caizdir” ibaresiyle Heyet-i Temsiliye namına Mustafa Kemal imzasıyla bilumum Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerine de şu telgraf çekilmiştir: “Düşman taarruzuna karşı kahramanca silaha sarılan Maraşlı kardeşlerimiz yirmi güne yaklaşan bir zamandan beri kan ve ateşler içerisinde istilacı Fransızlara, onların silahlandıracağı hunhar Ermenilere karşı savaşmakta idiler, 10-11 Şubat gecesi düşmanı İslahiye istikametinde firara mecbur ederek mevcudiyet-i milliyelerini kazanmaya muvaffak olmuşlardır.”
