Site icon Teketek Haber

Kendini gizlemek

Bir diğeri, kendini gizlemek, insanların gözünden düşmek, özellikle bu zamanda kemal ve şanıyla şöhret olmamak. İnsan şanıyla şöhret olduğu zaman fitneye maruz kalır. İnsanların gözünden düştüğü zaman, şöhret afetinden, fitnelerden kurtulur. Ama Allah Teâlâ birini halkı irşad etme ve müridleri terbiye etme hizmetinde görevlendirmek murad ettiği zaman, onu halka tanıtır, halka karışmasına izin verir. İşte ancak o zaman, Allah’tan müeyyet olur, şöhret afetlerinden kurtulur. Kendisine ve müridlerine uygun, faydalı olan şeyleri öğretir, seviyelerine göre konuşur, uygun olan şeyleri emreder. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v) her şahsa uygun olan şeyi emrederdi. Mesela, bazılarına malını infak etmeyi, bazılarına malını tutmayı, bazılarına ticareti, bazılarına da ashâb-ı suffede olduğu gibi, ticareti terki emrederdi. Sâlikin izn-i ilahi olmadan halkın önüne geçmeyi, halkın kendisine yönelip tâbi olmasını temenni etmemesi gerekir. Ebu Bekir Verrâk şöyle söyler: “Hz. Âdem’den (a.s) bu günümüze kadar, fitne hep halka karışmakla ortaya çıkmıştır.” Denir ki, “Kurtuluş on cüzdür. Dokuzu susmakta, biri ise uzlettedir.” Ben zamanımızda aksini söylüyorum. Çünkü uzlete devam eden kişi, zaten susmaya da sahip olur. Uzlet mahbup ve merğûptur, ehl-i velayetullahtan olanlar müstesna. Böyle kişilerle ünsiyet, Allah’la ünsiyettir. Denir ki, “İnsanın yalnızlığı, kötü arkadaşın yanında oturmasından daha hayırlıdır. Hayırlı bir kişiyle oturması ise, yalnız başına oturmasından daha hayırlıdır.”

This website uses cookies.

This website uses cookies.

Exit mobile version