KIRK İKİLİLERİN ASKER SEVKİ AĞIDI
O yıllar, gençler, askere, tertip, tertip değil, dönem dönem sevk edilirlerdi. Kırk ikililerin askere sevk edildikleri sene takvimler martın onunu göstermesine rağmen geride kalan kışın öfkesi henüz dinmemiş; kar engin yerlerde eriyen karların yerine tekrar yüksek yerlerdekilerinse üstüne yağıyordu. Elbistan, köy ve kasabalarıyla o günün şartlarında sabah şehre gelenin akşam geri dönemeyeceği bir yapıya sahipti. Halkının çoğu geçimini zar zor çıkarıyordu; zengini zengin ise de fakiri oldukça fakirdi. Tatlar, Maravuz, Uncular, Kabaktepe, Nergele gibi uzak; Çiçek, Ketizmen, Akveren Maraba gibi yakın köylerden gelen asker yakınları, gözlerine inanmadıkları evlatlarının bu kar ve kışta sevk edilecekleri yerlere yaya olarak gideceklerini bildiklerinden, yerlerine sağ sağlim varıp varamayacaklarından kaygılanıyor, bu kaygıları da hallerine yansıyordu. Elbistan şubesinde muayeneleri tamamlanan askerler, şube binbaşının verdiği tayını çantalarına koyarak yalan yapıldak Kapıdere İstasyonu’na kadar yürüyüp, orada, birliklerine ulaşmak üzere trene binerlerdi. Birçoğunun ömürlerinde köylerinden ilk defa çıktıklarını da hesaba katarsak, yavrularını nasıl zorlu bir yolculuğun beklediğini bilen ana-babalar iç geçirerek gözyaşlarına hâkim olamıyorlardı. –Babaların birçoğu bu yolların ne denli meşakkatli olduğunu “Aşağı♣”ya gittiklerinden bilmektedirler.-Çocuklarının Elbistan’dan perme-perişan sevk edildiklerini gören ebeveynlerden bir kaçı Elbistan’ın Kültür köyünden tanıdıkları Cuma İSPİR’e haber salarak gelmesini isterler. Bu talebi geri çevirmeyen Cuma, yaşanan manzaraya bir ağıt yakar. Bakalım ne demiş: Martın on birine evden yolladık Asker sevki nasıl imiş belledik Hangi yana gittiklerin bilmedik Mektuba olaşsa eli döllerin Şube binbaşısı eyliyor sayım Ananız babanız duacı daim Bilmem kaçar günlük veriyor tayın Devrat’tan aşıyor yolu döllerin Varınca şube de teslim olmadı Heç birinin bir haberi gelmedi Çentelerde ekmekleri kalmadı Bilmem ne oluyor halı döllerin Aşıp gidecekler Nurhak dağından Haber olmaz hastasından sağında Arkasında şelek çente bapından Gene tutmaz oldu kolu döllerin Kürd’ü, Türk’ü bir araya katarlar Varınca orada hayla yatarlar Herbirini bir tarafa atarlar Oradan öte gider yolu döllerin Kapıderesi’nde tren gözlerler Arka çentesinin bağın düzlerler Her birini bir vagona düzlerler Oradan öte gider yolu döllerin Âşık Cuma Mevla’sına tapıyor Şube biebaşısı sevkin yapıyor Anaları gözlerinden öpüyor Babaları de’oluyor döllerin Cuma İSPİR
