Site icon Teketek Haber

MALATYA ERMENİLERİ

Malazgirt Zaferi’ni müteakip Sivas’a giren, fazla bir mukavemet ile karşılaşmadan burayı ele geçirdikten sonra etraftaki birçok şehri de topraklarına katarak hâkimiyet sahasını genişleten Ahmed Gazi, halkını Ermenilerin ve Süryanilerin oluşturduğu Malatya’yı da topraklarına katmak istiyordu. Bu sırada Malatya, Philaretos’a tabi, Ermeni ve Süryani halkın nefretini kazanmış olan Ortodoks Ermeni Gabriel’in elinde bulunuyordu. Ahmed Gazi, Sultan’ın tabii olarak 1085 yılında şehri kuşattı. Fakat Gümüştekin Ahmed Gazi’nin bu ilk Malatya muhasarası başarısızlıkla neticelendi. Bunun sebebi Sultan Melikşah’ın Porsuk ve Bozan’ı Anadolu’ya gönderip, bu bölgede kendi hâkimiyetini kurmak istemesi ve Gabriel’in Malatya üzerindeki hâkimiyetini kurmak istemesi ve Gabriel’in Malatya üzerindeki hâkimiyetini Halife’ye tasdik ettirmesi olmalıdır.[1] Melikşah’ın yanına giderek Malatya’nın hâkimiyetini içeren bir menşur alarak geri dönmüş olan Gabriel, 1095 yılında Malatya’ya gitmiş ve damadı Toros’un zehirleyerek öldürdüğü Kutalmışoğlu Sultan Alp İlig’in askerlerini şehri teslim vaadi ile Malatya’ya davet etmişti. Ancak onlar şehre varınca kapıları kapatarak onları içeri almadı. Bu askerler de Davud adlı reisleri ile şehri kuşattılar. Ancak Malatya’yı bir an önce ele geçirmek isteyen Ahmed Gazi oraya giderek onları barıştırdı.[2] Türkiye Selçuklularında I. Süleymanşah’ın ölümü ile başlayan fetret dönemi, 1092 yılında Melikşah’ın ölümünden sonra I. Kılıçarslan’ın İznik’e gelerek, babasının tahtına oturmasıyla son bulmuştu. I. Kılıçarslan, kendisi için tehlike olarak gördüğü Çaka Bey’i ortadan kaldırıp, Bizans ile de bir dostluk anlaşması yaparak tahtını sağlamlaştırdıktan sonra Malatya üzerine hareket etti (1095). Şehrin hâkimi hâlâ tacirleri, din adamlarını çeşitli bahaneler ile öldürmekten, kiliseleri soymaktan çekinmeyen ve halkın büyük çoğunluğunun gayri memnun olduğu Ermeni Gabriel idi.[3] Malatya’yı büyük bir orduyla kuşatan Sultan, şehre şiddetle hücum etti. Mancınıklar ile dövüp çok sıkıştırdı. Ancak Gabriel, saldırılara mukavemete devam etti. Bunun üzerine Sultan, veziri vasıtasıyla, şehrin Süryani patriği ile irtibat kurup, şehrin hâkimine teslim olmayı teklif etti. Fakat Gabriel, teklifi reddettiği gibi Patriği de Sultan ile temas kurduğu için öldürttü. Kuşatmayı uzatarak şehri teslim almayı düşünen I. Kılıçarslan, Haçlılar’ın İznik önüne geldiğini haber aldığında muhasarayı kaldırıp hemen geri dönmek zorunda kaldı. Böylelikle I. Kılıçarslan’ın ilk Malatya kuşatması başarısızlıkla sonuçlanırken, şehir halkı da Gabriel’in baskılarına bir müddet daha boyun eğmek zorunda kaldı.[4] [1] Süryani Mihail, Vekâyinâme, Çev. Hrant D. Andresyan, TTK, Ankara 1944 s.37, Aksarayi, age, s.17. [2] Mateos, age, s.186, Süryani Mihail, age, s.37-38, Vartabel Vardan, Vardan; “Türk Fütuhatı Tarihi (889-1262)”, Tarih Semineri Dergisi, 1/2 Çev. Hrant D. Andresyan, İstanbul 1937,  s.185. [3] Abû’l Farac, age, s.337. [4] Mateos, age, s.187, Vardan, age, s.186.

This website uses cookies.

This website uses cookies.

Exit mobile version