Site icon Teketek Haber

Mehdi

Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “Ehl-i Beytim’den, ismi benim ismimden olan bir kişi Araplara mâlik olmadıkça, dünya son bulmaz.”[1] Ebu Saîd el-Hudri’den (r.a) rivayetle, Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “Mehdî bendendir, alnı parlak, doğan burunludur. Zulüm ve cefayla dolu olan dünyayı, adalet ve hakkaniyetle doldurur. Yedi sene malik olur.”[2] Ebu Saîd’den (r.a) rivayetle, o şöyle söyler: “Resulullah (s.a.v) bu ümmetin başına gelecek bir belâyı zikretti. Öyle ki, kişi zulümden kaçıp sığınacak bir yer bile bulamayacak. Ama Allah ailemden ve ehl-i beytimden bir kişi gönderecek. Zulüm ve haksızlıkla dolu olan dünyayı, onun sayesinde adalet ve hakkaniyetle dolduracak. Gök ehli de yer ehli de ondan razı olacak. Gökyüzü bir damla bırakmaz, ama onun sayesinde sağanak sağanak yağmur yağacak. Yeryüzü hiç bitki bitirmez, ama onun sayesinde her şeyini çıkaracak. Öyle ki, hayatta olanlar ölenleri bile temenni edecekler. İnsanlar bu şekilde yedi sene, sekiz sene veya dokuz sene yaşarlar.”[3] Hz. Enes’ten (r.a) rivayetle, Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “Zaman yakınlaşmadıkça, kıyamet kopmaz. Bir yıl bir ay kadar, bir ay bir hafta kadar, bir hafta bir gün kadar, bir gün bir saat kadar, bir saat bir çıra tutuşması kadar (kısa) olur!”[4] Ümmü Seleme’den (r.a) rivayetle, Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “Halifenin vefatıyla ihtilâf ortaya çıkacak. Medine halkından bir kişi çıkıp Mekke’ye kaçacak. Mekke halkından bir takım insanlar onu destekleyecekler. Kendisi istemese de onu öne çıkaracaklar. Rükün ile Makam arasında ona biat edecekler. Üzerlerine Şam’dan bir ordu gönderilecek. Bu ordu Mekke ile Medine arasındaki Beydâ mevkiinde yerin dibine batırılacaklar. İnsanlar bunu görünce, Şam’ın ebdâlları ve Irak halkından bir grup yanına gelecekler, biat edecekler. Sonra dayıları Kelb kabilesinden olan Kureyş’den bir adam ortaya çıkacak. Onların üzerine bir ordu gönderecek, galip gelecekler. Bu Kelb kabilesinin ordusu olacak. Nebîlerinin sünnetiyle amel edecekler. İslâm yeryüzüne bütünüyle yerleşecek. Yedi sene kalacak, sonra vefat edecek. Bütün Müslümanlar cenaze namazını kılacaklar.”[5] Mesâbih şârihi şöyle söyler: “Halifenin ölümünden sonraki ihtilâftan murad meliklerin ihtilâfıdır. O da Yemen’den Kahtanî ile Şam’dan Süfyânî’nin çıkmasıdır. Medine halkından çıkacak kişi ise Mehdî’dir. Şam’dan gönderilen ordu yere batırılan Süfyânî’nin ordusudur. Kureyş’ten çıkacak kişi ise Kelb oğullarındandır. Kelb bir kabiledir. Cim’in kesresiyle ‘cirân’ kelimesi, devenin boynunun iç tarafıdır. Deve ıhtığı, boynunu yere koyduğu ve rahatını bulduğu zaman kullanılır. Devenin bu durumu İslam’a misal olarak kullanılır. İslam istikrar bulduğu zaman, hiçbir fitne kalmaz. Ahkâmı adalet ve istikamet üzere cereyan eder.” Hz. Ali’den (r.a) rivayetle, Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “Maveraünnehir bölgesinden bir adam çıkar. Adına Hâris bin Harrâs denir. Başında Mansûr denen biri bulunur. Kureyş’in Resulullah’a (s.a.v) yurt edindirdiği gibi, bu kişi de Muhammed (s.a.v) ailesine yurt edindirir. Her müminin bu kişiye yardım etmesi veya icabet etmesi vaciptir.”[6] [1] Ebû Dâvud, Mehdi, 1; Tirmizî, Fiten, 52; İbn Mâce, Cihâd, 11. [2] Ebû Dâvud, Mehdî, 1. [3] Ahmed bin Hanbel, III, 28, 36. [4] Tirmizî, Zühd, 24. [5] Ahmed bin Hanbel, VI, 316. [6] Ebû Dâvud, Mehdî, 1.

This website uses cookies.

This website uses cookies.

Exit mobile version