- KIlıçarslan’ın bu uç beyliğini ne zaman kurduğu tam olarak belli değildir. M.Halil Yinanç, Nusretüddin Hasan Bey’in yaklaşık yarım asır kadar Maraş emirliğinde bulunduğunu ifade etmektedir. Olayların seyrini takip ettiğimizde, Danişmendlilerin yıkılması ve Miryekefelon savaşı ile Bizans’ın nüfuzunun krıldığı 1176 tarihinden sonra olmalıdır. Dolayısıyla Nusretüddin Hasan Bey’in 1185’den sonra Maraş Emirliğine getirilmiş olması lâzımdır. Ancak onun bu kadar uzun süre Maraş Emirliğinde bulunmadığını tahmin ediyoruz. Olsa olsa bu yarım asırlık süre dedesinin emirliği ile birlikte olmalıdır. Ondan sonra Maraş Emiri olan iki oğlunun birincisi 7 yıl, ikincisi ise 17 yıl Maraş Emirliğinde bulunmuştur.[2]
- Kılıç Arslan’ın Maraş Uç Beyliğini kurduğu sırada, Maraş üzerinden Türkmenler Kilikya Ermenileri üzerine akınlarına devam ediyorlardı. II. Kılıç Arslan 1180 yılında Kilikya mıntakalarında hayvanlarını otlanan Türkmenlere saldıran Ermeniler üzerine sefer yapmaya karar verir. İbn Tagribirdî’nin belirttiğine göre sultan II.Kılıçarslan, Ermeniler üzerine yapılacak sefere Eyyûbîleri de davet etmek için Kahire’ye elçiler gönderir. Selçuklulara yardım etmeye karar veren Selahuddin Eyyûbî ordusu ile Maraş’a kadar gelerek, Ermeni Prensliğinin üzerine Kılıç Arslan ile beraber sefere çıkar.[3] Birleşik Selçuklu ve Eyyûbî ordusu Ermenilerin yaşadığı şehirler üzerine yürüyüp tahrip etmiş ve Ermeni Prensi II. Rupen aldığı Türk esirleri serbest bırakmak ve tazminat ödemek şartıyla barış istemek zorunda kalmıştır. Bunun üzerine Ermeni Prensinin barış isteği II. Kılıç Arslan ve Selahuddin Eyyûbî tarafından kabul edilmiş ve seferin tamamlanmasından sonra Selahaddin Eyyûbî ordusuyla birlikte ülkesine dönmüştür.[4]
NUSRETÜDDİN HASAN BEY’E İKTA EDİLMESİ
Babasının döneminde Elbistan Melikliğinde bulunan Kılıçarslan, sultanlığı süresince Maraş’la yakından ilgilenmiş, buranın idaresi için II. Kılıçarslan (1155-1192) tarafından Maraş’ta bir uç beyliği kuruldu. Bu beyliğï kurmasının nedenleri arasında, Maraş’taki Türkmenler arasında birlik ve düzeni sağlamak, Ermenilerin ve Haçlıların yapacağı saldırıları yerel askeri ve siyasi güçler ile önlemek, Suriye’deki Eyyubilerin Selçuklu topraklarına yapacakları taarruzları durdurmak ve bir direniş ve savunma hattı oluşturmak maksadıyla Nusretüddin Hasan bey liderliğinde bir Selçuklu garnizonu oluşturmuştur.[1]
