PEHLİVAN CUMA BÜLBÜL’ÜN AĞIDI
Bu ağıt, Türkiye’de birincilik ve ikincilik dereceleri elde etmiş olan eski pehlivan Cuma BÜLBÜL’ün ağıdıdır. Pehlivan Cuma, yakışıklı bir delikanlı idi, uzun boylu, sarı benzi, geniş omuzu vardı. Pehlivanlığıyla nam salmakla birlikte bir meziyeti de düğünlerde şalvar giyip halaylar çekmesi ve mükemmel oyunlar oynamasıydı. Elde ettiği bu üstün başarı ve yeteneğine bir ödül olarak TEK’e (Afşin, Elbistan Termik Santrali’ne) alınır. Epey bir zaman TEK’te çalışır. Yine böyle çalıştığı bir gün aniden yere yığılır. Arkadaşlarının endişeli bakışları arasında acı çekmektedir. Bir araba çağrılarak Afşin Devlet Hastanesi’ne götürülür. Oradan da acilen Kahramanmaraş Devlet Hastanesi’ne sevk edilir. Yapılan kontrollerden sonra yiğit pehlivan Cuma Bülbül’e tümör var teşhisi konulur. Çok çetin ve tehlikeli bir ameliyat geçiren Pehlivan Cuma’nın göz kapakları gözünün önüne düşer yani kör olur. Bu nedenle bu yiğit pehlivana yakışmayan “kör” lakabı takılır. Uzun yıllar evine kapanıp karanlık ve monoton hayata uyum sağlamaya çalışır ama bütün bunlar onun için imkansızdır. Çünkü güreş alanlarında herkesi dize getiren Cuma Pehlivan evde muhannete muhtaç hale gelir. Bu acı onu derinden yaralar ve içten içe çürütür. Nihayetinde ani bir kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumarak ahrete göç eder. Halen hayatta olan ve oğlunun acısıyla kor gibi yanan annesi “Kör Nafiyece” olarak bilinen Nafiye BÜLBÜL oğlu için şu dramatik ağıdı yakar ve yalnız kaldığı zamanlarda oğlunu yâd eder Bizim eller nerde galdı Dağı taşı duman aldı Herhalde deden geldi Bırak gızım ben gediyim Elimi vurdum dizime Bakın şu gara yazıma Gınamayın eller beni Köle durdum el gızına Yücelerde yanan ışık Yine tebdilim dolaşık Gurban olam Allah sana Sallatmadın çifte beşik Nenni bilmiyor dillerim Beşik sallamaz kollarım Göresim geldi ellerin Duman çöktü gözlerime Elimi goynuma goydum Mayıl mayıl yola baktım Pelivan burnuma koktun Anan ölsün biriciğim
