- Hükümet’in Başbakanı Mesut Yılmaz, eski TBMM Başkanı Köksal Toptan, Başbakan Necmettin Erbakan’ın özel danışmanı İlnur Çevik, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Salim Dervişoğlu, DYP’li milletvekillerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi de mahkemeye “tanık” olarak ifade verdi.
POSTMODERN DARBE’ CEZASIZ KALMADI

Türk siyasi tarihinde “postmodern darbe” olarak bilinen ve dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’ın istifasını getiren 28 Şubat döneminin failleri, bağımsız mahkemece yapılan yargılama sonucu cezasız kalmadı. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir, Genelkurmay Harekat Başkanı emekli Orgeneral Çetin Doğan ve eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz’ün de bulunduğu 21 sanığı müebbet hapis cezasına çarptırdı. Refah Partisi (RP) ile Doğru Yol Partisi (DYP) arasında, 1996 yılındaki seçimlerin ardından, REFAHYOL Hükümeti olarak bilinen 54. Hükümet kuruldu, Başbakanlık görevine de dönemin Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan seçildi. Söz konusu dönemde yaşanan bazı olayların ardından, Sincan’da tankların yürütülmesi ve 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, Erbakan’a, rejim konusunda endişelerini dile getirdiği mektubu göndermesinin sonrasında 28 Şubat 1997’de toplanan Milli Güvenlik Kurulunda (MGK) alınan kararlar ve uygulamalar, Türk siyasi tarihinde “postmodern darbe” olarak bilinen süreci başlattı. Başbakan Erbakan’ın, 5 Mart 1997’de imzaladığı kararlar sonrasında, dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir’in, ABD’de yaptığı konuşmasında, “demokrasiye balans ayarı yaptık” sözlerini kullanması, demokratik hayata yapılan müdahalenin dışa vurumu niteliğindeydi. Sürecin devamında Erbakan, 18 Haziran’da Başbakanlıktan istifa etti ve yeni bir hükümet kuruldu. İlerleyen yıllarda Anayasa’daki değişikliklerle 28 Şubat darbecilerinin yargılanmalarının önü açıldı. Ülke genelinde 28 Şubat’ın sorumluları hakkında birçok suç duyurusunda bulunuldu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma ile birleştirilen suç duyurularının ardından ilk operasyon, 12 Nisan 2012’de düzenlendi. Operasyonlar sonucu dönemin Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir, Genelkurmay İstihbarat ve İKK Daire Başkanı emekli Orgeneral Fevzi Türkeri, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri emekli Orgeneral İlhan Kılıç, Genelkurmay Harekat Başkanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Ahmet Çörekçi, Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Hikmet Köksal, Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Teoman Koman ile eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz’ün de arasında bulunduğu birçok kişi 28 Şubat’ın faili olarak tutuklandı. 16 yıl sonra hakim karşısına çıktılar Soruşturma sonucunda 22 Mayıs 2013’te, 103 kişiye, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehlerine olan Türk Ceza Kanunu’ndaki (TCK) “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren düşürmeye, devirmeye iştirak etmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 10. maddesiyle yetkili Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı. Toplam bin 309 sayfalık iddianamede, suç tarihi olarak 54. Hükümetin kurulduğu 8 Temmuz 1996 ve sonrası gösterildi. İddianamede Tansu Çiller “mağdur”, Meral Akşener “tanık”, Şevket Kazan, Şeref Malkoç, Merve Kavakçı, Mehmet Bekaroğlu, Teoman Rıza Güneri, Bülent Orakoğlu, Hüda Kaya, Mehmet Ali Yavuz, Kazım Arslan ve Cafer Güneş’in de aralarında bulunduğu 481 kişi ise “müşteki/mağdur” olarak yer aldı. İddianamede, Refah Partisinin 1994 yerel seçimlerindeki başarısının ardından TSK içinde bir grubun askeri müdahale için harekete geçtiği ifade edilerek, bu nedenle ilk olarak askeri darbeye karşı çıkabilecek personelin ordudan ilişiğinin kesilmesini sağlamak amacıyla faaliyette bulunulduğu anlatıldı. Refah Partisinin bir yıl sonraki genel seçimlerde en fazla oyu alması ve koalisyon hükümetinde büyük ortak olması üzerine askeri müdahale düşüncesine sahip bu yapılanmanın parti ve halk üzerinde psikolojik harekat yürüttüğü kaydedilen iddianamede, Batı Çalışma Grubu (BÇG) adıyla faaliyet yürüten yapılanmanın, 28 Şubat kararlarının alınmasını sağladığına yer verildi. Davanın iddianamesinde, 28 Şubat 1997’deki MGK’da alınan kararlar ve bunların uygulanmasıyla ilgili sürecin ülkeyi derinden etkilediği belirtildi. Dava kapsamında savunma yapan ilk sanık olan dönemin Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Bir, iddianamede “temelsiz, hukuk dışı, birbiriyle ilgisi olmayan” hususlara yer verildiğini ileri sürdü ve “İsnat edilen suçla ilgi kurulmaya çalışılan iddialar, tümüyle mevzuat çerçevesinde cereyan eden faaliyetlerdir.” dedi. Sanıklardan eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Karadayı ise “28 Şubat süreci, bazı çevrelerce söylendiği gibi bir darbe süreci asla değildir.” değerlendirmesinde bulundu. Çetin Doğan da “BÇG ve 28 Şubat iddianamesi adıyla açılan dava, Ergenekon ve Balyoz türevindendir.” iddiasını paylaştı. Mahkeme, yargılamada sanık savunmalarının alınması sürerken, değişik tarihlerde tutuklu sanıkların tahliyesini kararlaştırdı. Son tutuklu sanıklar Çevik Bir, Erol Özkasnak, Çetin Doğan ile emekli Tümgeneral Kenan Deniz ve emekli Tuğgeneral İdris Koralp de 19 Aralık 2013’te adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Mahkeme değişikliği TMK’nin 10. maddesiyle görevli mahkemelerin kapatılması sonrasında Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki dava dosyası, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Bu mahkemedeki ilk duruşma ise 27 Haziran 2014’te görüldü. Yargılama sırasında dönemin Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller “mağdur/tanık”, dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener, “mağdur” olarak dinlendi.
