Site icon Teketek Haber

SÜTÇÜ İMAM DESTANI

Kılıcın kınında durduğu gibi şehir… Yılanın aktığı gibi deliğine, Şeytanın ayak seslerine, Takılmış bir zamanda. Sokulmuş ufuklarına güneyden düşman Kuşatılmış vatan… Böyle uyandı bir sabah Maraşlı Karabulutlar sarmış dağlarını, Esarete düşmüş kader… Ak alınlara kara yazgı bağlanmış… Düşünceler acımasızca şakakları ağartıyor. Pervasızlaşmış toprağımda düşman, Sabah zor oluyor, güneş çıkmıyor ufuktan… Gökyüzü ağarmaktan utanıyor… Bir olmuş Fransız, İngiliz, Ermeni Yüreğine hançer saplamış şehrin… Bir Sütçü İmam vardı: Zaten adı İmam’dı kendi Müslüman’dı. Uzunolukta süt kaynardı kazanında Yine o sessizlik içinde sabah namazında… Döndü süt kazanının başına, Çomça ile karıştırırken sütü, Sanki kaderi okuyordu kazanda… Ağzında duası, kartal bakışları ile Ötelere uzanıyordu.. Ya da yanı başında devriye gezen Fransız elbisesi giymiş Ermenileri süzüyordu… Karşıda Uzunoluk hamamı, Önünde çeşme akar… Vakit hangi vakit, zaman nerelerde Çığlıklar karıştı Uzunoluk çarşısına… Hamamdan çıkan ızarlı kadınlar Ermeni lejyonların saldırısına uğradı. Ahır dağ çöküyordu başına Sütçü İmam’ın. Çomça kazana sığmıyordu… Süt kazandan taşıyordu, Belinde Karadağ tabancası, Yayından fırlayan ok gibi fırladı yerinden. Türk kadınının peçesine uzanan eller kırılır. Süt kazanı devrildi. Fransız leşleri yere serildi. Üç beş kurşun bir koca tarihi çevirdi. Fransız’a verilecek toprağımız yok bizim. Semadan yardıma geldi melekler… Deryalar gibi coştu yürekler. Biz namus için yaşayan milletiz İki el silah ile yer yerinden oynadı Sütçü İmam tüm dünyayı salladı.

This website uses cookies.

This website uses cookies.

Exit mobile version