Site icon Teketek Haber

TUĞRUL BEY VE ÇAĞRI BEY ZAMANINDA AFŞİN BEY

Afşin Bey, 1016-1021 (H. 407-412) senelerinde Çağrı Bey[1] kumandasında batıya yapılan seferlere katıldı. Çağrı Bey, toplamda 6–7 bin kisilik bir orduyla Kuzeydoğu yönündeki Van bölgesinde hüküm süren Vaspuragan Krallığına girdi. Yenildikten sonra, Vaspuraganlılar o bölgeyi terk edip, Orta Anadolu’ya çekildiler. Çağrı Bey Azerbaycan ve Horasan üzerinden Maveraünnehir’e döndü. Dönüşünde Tuğrul Bey’e (1021) gerçekleştirmiş olduğu keşif seferini anlattı ve Anadolu’nun siyasi yapısı hakkında bilgi verdi: “Biz, buradaki güçlü devletlerle yani Karahanlı ve Gazneli Devletleriyle mücadele edemeyiz, ancak Horasan, Azerbaycan ve Doğu Anadolu’ya gidip oralarda hükümran olabiliriz, zira oralarda bize karsı koyabilecek hiçbir kuvvete rastlamadım” diyerek Anadolu’nun kendileri için yeni bir yurt olabileceğini bildirmiştir. Sonraki tarihlerde Afşin Bey ve diğer Selçuklu Türkmen beyleri de “bize karşı koyacak bir kimseye rastlamadım” ifadesiyle Anadolu’daki durumu ortaya koymuştur. Sonuçta Çağrı Bey, ileriki dönemlerde yurt olabilecek Anadolu’ya yaptığı keşif seferini başarıyla tamamlamıştır. 22-24 Mayıs 1040 dönemde Çağrı Bey ile Gazne ordusu arasında savaşlar hızla devam ediyordu. 24 Mayıs günü Gaznelilerin sayısı azalmıştı. Savaş sırasında Gazne ordusundaki bazı Türkmenler, Selçuklular tarafına geçmişti. Gazneli Sultan Mesut, kardeşi ve oğlu savaştan kaçmıştı. Dandanakan zaferinden sonra Çağrı Bey’in kardeşi Tuğrul Bey “Horasan Selçuklu Hükümdarı” olarak ilan edildi. Merv şehrinde Selçuklu başbuğ ve şehzadelerinin de katıldığı Büyük Kurultay’da alınan karar neticesinde başta Abbasi halifesi olmak üzere Karahanlılara ve İran’daki yöresel   emirliklere de kazanılan zaferi bildirmek için fetih mektubları gönderildi. Tuğrul Bey ve Çağrı Bey komutasındaki Selçuklu akıncılarının Anadolu’ya yaptıkları ilk gaza ve keşiflerinden sonra, Afşin Bey uzun müddet gazalardan uzak kalmıştır. [1] “Çagrı b. Mikail b. Selçuk” ise, 990–1060 yılları arasında yasayacaktır. Genellikle tarihçiler Çagrı Bey diye zikretseler de, Sadr al-Din Nisaburî ve Emir Baybars al-Davadar, Çagrı Bey’i “Çakır” adı ile zikretmislerdir. Çagrı Bey, Peygamber isimlerinden, “Davud” adını da almıstır ve bu sekilde de tanınır. Abu’l-Fazl Beyhakî ve Gardizî, Çagrı Bey’in adını Davud diye zikrederler.

This website uses cookies.

This website uses cookies.

Exit mobile version