Site icon Teketek Haber

BİLAL’İN AĞIDI (BİLAL’İN KIŞI)

Bilal, Afşin’e yedi kilometre uzaklıkta bulunan Çobanbeyli kasabasındandır. Uzun boylu buğday tenli; askerliğini yapmış evli ve iki çocuğu vardır. Köyde sevilen bir delikanlıdır. Müşkili olanlar Bilal’i bulurlar. Bilal’in yakın akrabalarından bir kız başka bir erkekle kaçar. Kaçan kızın sülale büyükleri Bilal’in evinde kızın durumunu görüşmek için toplanır. Sülale büyükleri kızı kaçıran oğlanın sülalesinden bir kız kaçırıp intikam almayı dile getirirler. Bilal bu düşünceye karşı çıkar. “Yarın ben ilçeye (Afşin’e) gider jandarmaya şikâyet ederim.”der. Bilal, karlı boranlı bir kış günü Afşin’e gitmek için yola düşer. İlçeye gelir dilekçeyi jandarmaya sunar. Komutan: “Bilal Efendi bu gün vakit geçti, hava kar boran bu gece burada kal yarın jandarmayla köye gidersin.” derse de, Bilal o gün köye gitmekte kararlıdır. Komutan iki jandarma görevlendirir jandarmaların da bu kış kıyamette köye gitmeye niyeti yoktur; ama komutan’ın emri mecburi yola koyulurlar. İlçe çıkışında askerlerden biri ileri köye gitmemek için tekrar ikna etmeye çalışırlar. Bilal: “Ölsem de vazgeçmem işin içinde namus var.” der. Jandarmalar biraz öfkelenir hatta birkaç dipçik vururlar. Tipi şiddetini artırır iki metre öteyi görmek mümkün değildir. Jandarmalar Karşıyaka Mahallesi’nde bir eve sığınırlar. Sığındıkları evin sahibine yanlarında birinin daha olduğunu söylerler; Bilal, köye gitmekte kararlıdır. Ev sahibi dışarıya çıkar bakar; ama kimseyi göremez ararlar tararlar davul çalarlar silah sıkarlar ama nafile… Bilal, yoktur! O köyün yoluna devam etmektedir. Bilal biraz yol alır Koyuntaş mevkiinde bir çalının dibine uzanır damarları donar tatlı bir uykuya dalar. Afşin’de jandarma aracılığı ile hadiseden herkesin haberi olur. Epey aradan sonra Bilal’in donmuş cesedi bulunur. İşte o hadiseden sonra Bilal’in ölümü her yıl hatırlanır. Bilal, orta cemrede ölmüştür. Anası da şu ağıdı yakar: Meykir’in yolu daşlı Ben ağlarım gözüm yaşlı Bilal’im ölük diyorlar Çocukları iki yaşlı İnim inim eden boyraz Yağdı geri dindi m’ola Betonda yatan Bilal’i Meykirliler duydu m’ola Mezarların gara daşı Yandı ciğerimin başı Aha buraya getiriyom Bilal Ahmet’in gardaşı Ne öldüğünü demişsin Ne beşiğini belemişsin Hak’tan dilek dilemişsin Bilal’im ölsün diye mi Dağlar galdırsın gamını Ağaçlar geymiş donunu Sana diyom Bilal oğlum Kimseler sormaz halımı

This website uses cookies.

This website uses cookies.

Exit mobile version