Site icon Teketek Haber

EKİCİLER’İN MEHMET’İN AĞIDI

Mehmet, köyün güzeli Zeynep’le nişanlanır. Sevdiği kıza kavuşma hayaliyle yaşar. Ama askere gitmesi gerekir. Araya hasretlik girecektir. Mehmet askere gider, nişanlısı döneceği günü dört gözle bekler. On sekiz ay sonunda nişanlılar birbirine kavuşur. Artık yuvalarını kurma zamanı gelmiştir. Bütün aşamalar tamamlanmış ve nihayet düğün kurulmuştur. Bayrak dikilir. Yemekler yapılır. Düğün başlar. Ama Mehmet kendini iyi hissetmez, olduğu yere yığılır kalır. Düğün evi bir cenaze evine döner. Nerden bilsin kalbinin ona tuzak kurduğunu, bilseydi girer miydi Zeynep’in gönlüne. Kalp kriziyle hayatı son bulan akrabası için Hilal şu ağıdı yakar: Dama çıktım ağlayarak Etrafımı dağaniyerek Şimdi gelir Mehmet bacın Kardeş diye ağlayarak Kapımızın önü yonca Yoncalığı gezeceğim İzin verin gayınların Bu gelinliği bozacağım Kapımızın önü havlu Havlu da kır atı bağlı Annesinin bir tek oğlu Uyan eşim sabah oldu Ekin gelir ekin gelir Sap ganısı sekin gelir Eller orağa girince Her topraktan kokun gelir Sabahtan uğradım yâre İşimden oldum avare Ayağının bastığı yere Tozuyla kurban olayım Sarı sümbül biten bağlar Mor menekşe kokmuş dağlar Soyunup yıkandığın yerler Nazına kurban olayım

This website uses cookies.

This website uses cookies.

Exit mobile version