EMİŞ’E AĞIT
Türksevin köyünde Musa’nın oğlu Yusuf olarak bilinen Yusuf, hanımını çok sevmektedir; ama sağlığında bunu pek ifâde edemez. Hanımı Emiş, çaresiz bir hastalığa yakalanır. Afşin, Kahramanmaraş, Malatya ve Kayseri’deki hastanelerde tedavi görür. Fakat ölüme çare yoktur. Hayata ve tüm sevdiklerine vedâ eder. Hanımı öldükten sonra Yusuf, çok yalnız kalır; perişan olur. Hanımının mezarının yanına kendi mezarını da kazar; çünkü hanımına yakın olmak ister. Uzun bir aradan sonra yaşadıklarını düşünerek aşağıdaki ağıdı söyler. Ağıt kendisinin ölümünden sonra kızı Gülşen ÇELİK’ten alınmıştır. Kayseri’den nöhten geldi Yandı ciğerlerim yandı Nöhtene de ben sarıldım Cebrail elimden aldı Yedinci katta yattın, sana bakan olmadı Bakıp hallerini soran olmadı Sen ölürken seni Yusuf görmedi Ağlayan halimi gören olmadı Kayseri’den bindim geldim Yandım emeksizim yandım Vaadini yerine getirdim Bahçeni de yola verdim Ambulanstan indirdiler Çardağına kondurdular Pis yerlere oturmazdın Kuru yerlere yatırdılar Şu Sevin’in arasına Ateş düştü obasına Bıyık Duran düğün etti Samen gitsek hangisine Bıyık Duran Habba özüm Dünyada kalmadı gözüm Möhtesine gelmediniz Melek ile Gülsen kızım Çadırının önü yazı Koyuna da katmış kuzu Analar da tatlı olur Berk ağlıyor Gülsen kızı Beşikte ağlayan bebekler gibi Dağlara düştüm geyikler gibi Beş sene oldu ben ağlıyorum Ne derler koydum ne taşlar dibi Gülmez fakir Yusuf gülmez Derdine çare bulunmaz Ağlaşmayın kuzularım Ananız da gelmez Akşam oldu sabah olmaz Uykular gözüme girmez On tane dul avrat alsam Emiş’imin de yerini tutmaz Vardım mezarın başına Kurban olurum taşına On doktor çare bulamadı Ne diyeyim felek işine Gider mezarda dururum Arar da seni ben bulurum Mevlâ’m etse beni kabul Yerine de ben ölürüm Aman Allah, aman Allah Canımdan usandım billah Kap yumadan ben usandım Hey gurban olduğum Allah Yüce dağdan ben de aştım Vallaha tebdilim şaştı Kızgın öğünler yemedim Kuru ekmeğinen günlerim geçti Irak deli gönlüm ırak Getmeye de yolum yırak Gurban olurum Emiş sana Yusuf aralıkta kalık Bakın Yusuf’un haline Kimseler gelmez yanına Gurban olurum Emiş sana Kaldım gelinin eline
