EŞE’NİN AĞIDI
Bundan on sekiz-yirmi yıl önce Afşin’e bağlı Ördek köyünde Eşe ile Safiye adında birbirini çok seven, birbirine zor kavuşmuş bir çift vardı. Bir gün Atlas Dağı’nın eteklerinde motorla geçerken Eşe, motordan düşer ve feci şekilde yaralanır. Doktora yetiştirirler; fakat Eşe’yi kurtaramazlar. Bunun üzerine Eşe’nin hanımı kocasının ölümüne çok üzülür ve bu ağıdı yakar: Aha da geldi anası Afşin Tılavşın arası Sela verip sızılıyo Esemden motor yarası Amanın da yaz gelmiyor Durnalar suya inmiyor Babamız yok oldu deyi Çocuklar eve gelmiyor Yoruldum suya oturdum Mevlâ’m vurdu ben götürdüm Yekinsene nazlı Eşe’m Firdevs kızını getirdim Niderim ben de niderim Ezelden böyle kaderim Altı tane yetim kaldı Çoban oğur ben giderim Yanıyorum yanıyorum Göğde bulut dönyüurm Sümbülden her geleni Ben Eşe’mi sanıyorum Çokmam atlasın başına Bakmam mezarın taşına Yılan çayan mekân tutmuş Eşe’min gara gaşına Mezarlık yıkıldı m’ola Yılanlar dikildi m’ola Gara gaşta güzel bıyık Toprağa döküldü m’ola Gel anam yanıma otur Ben deyim eksiğin yetir Oğluna mı gidiyorsun Sen Eşe’me selam götür Hekili gönlüm hekili Camimizde gül dikili Hiç kimseye güvenmezken Hacı babam ev vekili
