Site icon Teketek Haber

GALLİK MUSTAFA’NIN GELİNİ HATUN’UN AĞIDI

Uzak yoldan gelmiş bacım Elleme uyusun yorgun Kim yatarmış bu çardağa Bacım emmisine kırgın Fatma Dezze Fatma Dezze Soldu mu Hatun’un yüzü Konsolun dilini almış Soğucak’lı Çerkez kızı Aha eşmişler mezeri Silkinde kalksın ızarı Nasıl kıydın Kadir Mevlâ’m Beş bacının bir güzeli Bugün ulu bayram günü Dolanmışlar allı morlu Gelin donu böyle olmaz Bacım (donun )niye kirli Bacıma iyi diyorlar Niye morarmış dudağı Bebek de ölük diyorlar Hani böğründe bebeği Irahan goymam döşüne Bakın feleğin işine Benzetirim anam kızı Doğan ayın on beşine Ana Hasan’ı görseniz Gılığı öksüz gılığı Bacım yayladan geliyor Turalamış mor beliği Bacım yayladan geliyor Koyundan eyledim bir pay Doğru söylen gonu gomşu Aramıza doğdu bir aya Birer birer bölüşmüşler Görmesin anamın gözü Gomşudan dilini almış Soğucaklı Çerkez kızı Irafında donu yaşıl Bir gün değer ışıl ışıl Adam eşinden ayrılmaz Aklını başına deşir Odasına vardım ıdı Kilitli odanın kapısı Şöyle döndüm baktım ıdı Soyka çehizin hepisi Bürüğünü bana verin Ben bürüğü telleyicim Maraş’tan gelen bebeğin Ben beşiği sallayıcım Yaşa mor Hatın’ım yaşa Daha ne gelici başa Gelirken havuz gölünde Durnamı çaldırdım guşa Durnamın salın getirdik Emmisi evine yatırdık Gelirken havuz gölünde Durnamı guşa aldırdık Anam gibi del’olursan Onu gadere sayarım Mor Hatın’ım senin için Datlı canıma gıyarım Odasına girdiyidim Baka baka mayil oldum Mor Hatın’ım senin için Ben canıma gayil oldum Amman anam kızı Amman Nerden aldın ince derdi Senin için anam kızı Babam Göllüce’nin kürdü Keklik gibi sekerkene Bir gül gibi kokarkene Kim beddua verdi bacım İpek belik bükerkene Mor beliği tuta tuta Gara benler sıra sıra Emmisine gırgınıdı Ne gavlinen gelmiş bura Gara şalvar, telli ızar Yaylanın burnunda gezer Gıyı köyleri arasan, Var mı bacım gibi gözel Sabahınan don yüzüne Işıdı dağlar ışıdı Arlanman mı anamoğlu Gelin çardakta üşüdü Göllüce’nin yolu çatal Gede gede kavuşyor Dışarı çık bire anam Mor Hatun’un savuşıyor Gallik’in oğlu Mustafa Çatal dutar dı çırağı Senin için Mor Hatın’ı Yasak eyledi orağı Yeşil başlı ördek oldu Gondu bir yol gölümüze Sizin değil bizim gelin Götürücük elimize Arnacımız da Göllüce Boyu uzun beli ince Hatın’ım seni salamam Emmilerin gelmeyince Telli ızar telli ızar Başıma da düşmüş gazel Bacıma gözel demişler Elleham deymiş nazar Bacıma verem diyorlar Ağzı burnu ala ganlı Davulunan gelin alır Hasan daha deliganlı Havasınan gelin ettik Bağaler oynuyor tabağı Gayrolada yatarkene Gubar da etti sabahı İleri gel öksüz baba Oğluyun başı bozuldu Gelin Hatun’un yüzünden Gönüllü asker yazıldı Cıngır cıngır konsol açar Fistanın alasın seçer Ne hicaplı benim bacım Bir insan görünce gaçar Zala bibi zala bibi Belli mi Hatun’un yeri Sağ koynumda yata yata Dökülmüş bürüğün teli Gurban ağ gelinim gurban Anan ölsün edeninen Seni yayalaya götürüm Ağ suvaklı odanınan Osmanoğlu böyük yayala İnce gızım yara hayla Ora geden geri gelmez Bildiğin varısa söyle Aha Hatın gelin geçti Yükünü mezere çekti Altın kemer yok belinde Can verirken nere düştü Gaçak fıstan tene tene Atında gurusun güne Dağ yolunda canın vermiş At üstünde döne döne Gardaş buna dayanamaz Goç kesici gadasına Alır bunu götürürüm Ağ suvaklı odasına Yorgun benim bacım yorgun Bacım emmisine dargın Senin için Hatın bacım Babam Göllüce ye sürgün

This website uses cookies.

This website uses cookies.

Exit mobile version