
Uzak yoldan gelmiş bacım
Elleme uyusun yorgun
Kim yatarmış bu çardağa
Bacım emmisine kırgın
Fatma Dezze Fatma Dezze
Soldu mu Hatun’un yüzü
Konsolun dilini almış
Soğucak’lı Çerkez kızı
Aha eşmişler mezeri
Silkinde kalksın ızarı
Nasıl kıydın Kadir Mevlâ’m
Beş bacının bir güzeli
Bugün ulu bayram günü
Dolanmışlar allı morlu
Gelin donu böyle olmaz
Bacım (donun )niye kirli
Bacıma iyi diyorlar
Niye morarmış dudağı
Bebek de ölük diyorlar
Hani böğründe bebeği
Irahan goymam döşüne
Bakın feleğin işine
Benzetirim anam kızı
Doğan ayın on beşine
Ana Hasan’ı görseniz
Gılığı öksüz gılığı
Bacım yayladan geliyor
Turalamış mor beliği
Bacım yayladan geliyor
Koyundan eyledim bir pay
Doğru söylen gonu gomşu
Aramıza doğdu bir aya
Birer birer bölüşmüşler
Görmesin anamın gözü
Gomşudan dilini almış
Soğucaklı Çerkez kızı
Irafında donu yaşıl
Bir gün değer ışıl ışıl
Adam eşinden ayrılmaz
Aklını başına deşir
Odasına vardım ıdı
Kilitli odanın kapısı
Şöyle döndüm baktım ıdı
Soyka çehizin hepisi
Bürüğünü bana verin
Ben bürüğü telleyicim
Maraş’tan gelen bebeğin
Ben beşiği sallayıcım
Yaşa mor Hatın’ım yaşa
Daha ne gelici başa
Gelirken havuz gölünde
Durnamı çaldırdım guşa
Durnamın salın getirdik
Emmisi evine yatırdık
Gelirken havuz gölünde
Durnamı guşa aldırdık
Anam gibi del’olursan
Onu gadere sayarım
Mor Hatın’ım senin için
Datlı canıma gıyarım
Odasına girdiyidim
Baka baka mayil oldum
Mor Hatın’ım senin için
Ben canıma gayil oldum
Amman anam kızı Amman
Nerden aldın ince derdi
Senin için anam kızı
Babam Göllüce’nin kürdü
Keklik gibi sekerkene
Bir gül gibi kokarkene
Kim beddua verdi bacım
İpek belik bükerkene
Mor beliği tuta tuta
Gara benler sıra sıra
Emmisine gırgınıdı
Ne gavlinen gelmiş bura
Gara şalvar, telli ızar
Yaylanın burnunda gezer
Gıyı köyleri arasan,
Var mı bacım gibi gözel
Sabahınan don yüzüne
Işıdı dağlar ışıdı
Arlanman mı anamoğlu
Gelin çardakta üşüdü
Göllüce’nin yolu çatal
Gede gede kavuşyor
Dışarı çık bire anam
Mor Hatun’un savuşıyor
Gallik’in oğlu Mustafa
Çatal dutar dı çırağı
Senin için Mor Hatın’ı
Yasak eyledi orağı
Yeşil başlı ördek oldu
Gondu bir yol gölümüze
Sizin değil bizim gelin
Götürücük elimize
Arnacımız da Göllüce
Boyu uzun beli ince
Hatın’ım seni salamam
Emmilerin gelmeyince
Telli ızar telli ızar
Başıma da düşmüş gazel
Bacıma gözel demişler
Elleham deymiş nazar
Bacıma verem diyorlar
Ağzı burnu ala ganlı
Davulunan gelin alır
Hasan daha deliganlı
Havasınan gelin ettik
Bağaler oynuyor tabağı
Gayrolada yatarkene
Gubar da etti sabahı
İleri gel öksüz baba
Oğluyun başı bozuldu
Gelin Hatun’un yüzünden
Gönüllü asker yazıldı
Cıngır cıngır konsol açar
Fistanın alasın seçer
Ne hicaplı benim bacım
Bir insan görünce gaçar
Zala bibi zala bibi
Belli mi Hatun’un yeri
Sağ koynumda yata yata
Dökülmüş bürüğün teli
Gurban ağ gelinim gurban
Anan ölsün edeninen
Seni yayalaya götürüm
Ağ suvaklı odanınan
Osmanoğlu böyük yayala
İnce gızım yara hayla
Ora geden geri gelmez
Bildiğin varısa söyle
Aha Hatın gelin geçti
Yükünü mezere çekti
Altın kemer yok belinde
Can verirken nere düştü
Gaçak fıstan tene tene
Atında gurusun güne
Dağ yolunda canın vermiş
At üstünde döne döne
Gardaş buna dayanamaz
Goç kesici gadasına
Alır bunu götürürüm
Ağ suvaklı odasına
Yorgun benim bacım yorgun
Bacım emmisine dargın
Senin için Hatın bacım
Babam Göllüce ye sürgün

