Site icon Teketek Haber

GEYİK AVI

Yıllar önce Hasan (Gilgili Hasan), kardeşi Osman ve Arzı’nın oğlu Mehmet Binboğa dağlarına geyik avına çıkarlar. Örülük denen mevkiye geldiklerinde kış bastırır. Tipiden göz gözü görmez. Şaşırırlar ölüm yakındır artık çaresizlik içimde birbirlerine bakarlar. Üçüde aynı anda sigaralarını yakar, düşünmeye başlarlar. Umutsuzca yürürken Küçük Dumanlı ile Büyük Dumanlı arasına ulaştıklarında akşam olmak üzeredir. Yorgunluk, açlık ve soğuk üzerlerine çökmüştür. Arzı’nın oğlu Mehmet, Avşar tarafına gidersek belki sığınacak bir eve ulaşırız der. Gilgili Hasan itiraz eder. Tek kurtuluşun Çağşak veya Tavla’ya ulaşmakla mümkün olacağını belirtir ve yürümeye başlarlar. Dereye doğru indiklerinde tipi etkisini yitirir. Hava durulur, kurtulmuşlardır. Arzı’nın oğlu Mehmet, Kapıkaya’yı işaret eder. Burada Haydar Emmiyle birlikte geyik vurduk diyerek Binboğa’nın sarp kayalarını gösterir. Hasan arkadaşlarına döner, bu gece şanslıydık; Azrail’in kesin işi varmış ki bizi bağışladı, der ve aşağıdaki ağıdı söyler. Mehlem neyler yürekteki yaraya Üç kişi de kışta vardık mağaraya Geyiklerde kaçtı Çatıgara’ya Göz görmüyor yüce dağlar duman hey Gardeş nerde geldik, derman bulamak Gayrı bundan sonra bir gün göremek Ararıkta şu mağarayı bilemek Göz görmüyor yüce dağlar duman hey Ağ geyikler yürüdü, kardan görülmez Kulaklar donuyor börkü bürünmez Deli gönül daha çokça sürünmez Göz görmüyor yüce dağlar duman hey Kar gelikçe durmaz dilim çatılar Yel vurdukça şu dağlara şavılar Osman, Mehmet birbirine gıvılar Göz görmüyor yüce dağlar duman hey Deli gönil bilmem neye uçmuyor Mağaranın içinde günüm geçmiyor Geyikler yürüdü sarpı şeçmiyor Göz görmüyor yüce dağlar duman hey Birgün olup kardeş var mı demedin Dağlar bize yan bakıyor demedin Ali Bülbül bizi eve koymadın Göz görmüyor yüce dağlar duman hey İsmimiz de bu dağlardan silinmez Bundan sonra kardeş daha gülünmez Giderik giderik tavla bulunmaz Göz görmüyor yüce dağlar duman hey

This website uses cookies.

This website uses cookies.

Exit mobile version