Site icon Teketek Haber

HALİL AĞA’NIN İSMAİL’İN AĞIDI

Bu ağıt, Halil Ağa’nın oğlu İsmail için yakılmıştır. İsmail, altı erkek kardeşten ortanca olanıdır. Önceleri Esence Kasabasında çiftçilikle uğraşırken, doksanlı yılların başında belediyeye memur olarak işe girmiş; daha sonra da Gaziantep’e Milli Eğitim Müdürlüğü’ne hizmetli olarak tayini çıkmıştır. İsmail orada belli bir süre çalıştıktan sonra, Afşin’e gelmiştir. Her baba gibi o da çocuklarını okutabilmek, onları rahat ettirebilmek için kendi sağlığını ihmal ediyordu. Dert vücuda girmişti belki ama İsmail bunu gelir geçer diye, umursamıyordu. Dünya telaşı ve umursamazlık hastalığının iyice ilerlemesine sebep olmuştu. İsmail’in ömrünün son üç yılı çok acı ve sıkıntılı geçer. Gitmediği hastane, başvurmadığı doktor kalmaz. Bağırsak kanseri olmuştur. Ama erken teşhis edilmediği için, tedavisi de imkansız hale gelmiştir. Son altı-yedi ayda kendi kendini gezdirecek hali dahi kalmamıştır. İsmail gün geçtikçe zayıflamış artık ayağa bile kalkamaz olmuştu. Ve sonunda dünyasını değiştirme zamanı gelmiştir. Geride gözüyaşlı çocuk ve bir acılı anne bırakarak ebediyete intikal eder. Bu ağıdı yine akrabası olan Tor Hamza ona duyduğu sevgi ve hasretten dolayı eşinin ağzı ile söylemiştir. Emmim gızı ben gidiyom Derdim bana demiyorlar Derdimi ben de biliyom Kanser imiş benim derdim İsmail’in gara gözü İçime goydun közü Sna ölüm yakışırmı Duk galdı emmim gızı Yüce dağların başından Gördüm ben seni düşümden Gurban olam goca Mevlâ’m Ayırdın beni gişimden

This website uses cookies.

This website uses cookies.

Exit mobile version