Hasta mektubu
Kimsesizim gurbette, yattığım şu yatakta Şefkatin, merhametin, sevgin arandı anne Ne şifa, ne teselli var amma ağlamakta Gözyaşımın rengine yastık boyandı anne Sıhhat kanat çarparken, ölüm dize geliyor İnatçı ağrılarla ateşim yükseliyor İçimdeki korkuyla kalbim iğneleniyor Uyuyan hatıramın hepsi uyandı anne Ziyaret günü için bekleyenler sevindi Annesi kız kardeşi ve sevenleri indi Sararmış çehrelerin sevinci ne şirindi Gurbeti duya duya yüreğim yandı anne Şifa uman iki kol bir annenin boynunda Seven sevgilisinin elleri var koynunda Parlayan ümitlerle teselliler alnında Kimsesizler de, için için, ağladı anne Silinmemiş gidenin gözyaşının izleri Geride kalanların sararmış benizleri Düşündüm yatağımda göçen kimsesizleri Ayrılığın hançeri kalbe dayandı anne Garibe ölüm gelse, onu yalnız bulacak Yoktur yavrum diyerek ölümüne yanacak Belki bulunmayacak bir yudum su sunacak Bir düşünüş bin keder böyle toplandı anne Ebedi bir serveti götürenler elinde Şahadet getiriyor İhlas ile son günde Rabbini zikredenler mutlu son nefesinde Oğlun yaşlı gözlerle Hakk’a yalvardı anne Gelenler gidecektir böyledir anne hayat Tanrı’mızın lütfudur hem ölüm hem de sıhhat Hastanede yazılmış diye üzülme fakat Kalbimdeki kavuşma ümidi kaldı anne Ahmet Cansız GÜLLÜ
