İNCECİK KÖYÜNDEN ÖZCAN TÜRK’ÜN AĞIDI
Ahmet BULUT’un amcası Hüseyin BULUT’un kızı, İncecik köyünden Ömer TÜRK’ün eşi, dört çocuk annesi Özcan TÜRK, kanser denen illete yakalanır. Yedi sene mücadele etmesine rağmen kanser hastalığından kurtulamayan Özcan TÜRK’e şair Ahmet BULUT şu ağıdı yakar: Malum her insanın sonu Kefendir nihai donu Genç yaşta kaybettik onu Kullar yandı Özcan Türk’e Akar yaş danışmaz göze Yara derin indi öze Sığmıyor kaleme öze Diller yandı Özcan Türk’e Ne söyleyip neler yazak Yaktı kavurdu bir sazak Mahzun oldu yakın-uzak Eller yandı Özcan Türk’e Dostlar sarılalım sabra Böyle gösteriyor ibre Sessizce taşındı kabre Yollar yandı Özcan Türk’e Hüzünle yıkandı yundu Ümitler acıya döndü Dualarla lahte kondu Sallar yandı Özcan Türk’e Sevenleri hep özlüyor Hasretle yolun gözlüyor Esip inleyip sızlıyor Yeller yandı Özcan Türk’e Gözü yaşlı kardeş bacı Hakk’ın emri başlar tacı Kurudu ömür ağacı Dallar yandı Özcan Türk’e Eşi çocukları ağlar Feryatları, yürek dağlar Akar boz bulanık çağlar Seller yandı Özcan Türk’e Ana-baba, yanar özden Kanlı yaş, dökülür gözden Ağır geldi, yakan közden Çöller yandı Özcan Türk’e Hayat biter hayat başlar Bahara dönüşür kışlar Karalar giyindi dostlar Allar tandı Özcan Türk’e Tecelli ediyor kader Sürer kıyamete kadar Dertli bülbül figan eder Güller yandı Özcan Türk’e Solan gül, dalından kopar Nem alırsa bina keper Arı, her çiçekten yapar Ballar yandı Özcan Türk’e Göçecek, yoksullar baylar Deryaya karışır çaylar Çile yüklü günler aylar Yıllar yandı Özcan Türk’e Şair Bulut bitir sözü Makbuldür çoğundan azı Matem çalar gönül sazı Teller yandı Özcan Türk’e
