- Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması ile Osmanlı Devleti fiilen sona ermiştir. Ateşkesin esnek hükümleri ülkenin pek çok yerinde İngiltere, Fransa ve İtalya’nın işgallerine zemin hazırlamıştır. İngilizler, ateşkes anlaşmasının 7. Maddesi gereğince ilk olarak 3 Kasım 1918’de Musul’u, 9 Kasım’da da İskenderun’u işgal etmişlerdir. İngilizlerin öncelikli amacı bölgedeki durumlarını kalıcı hale getirmekti. Bu çerçevede olası tehlikeleri önlemek amacıyla stratejik bir noktada bulunan Antep ve Maraş bölgelerine doğru yöneldiler ve Maraş, bir Hint süvari alayının da bulunduğu İngiliz askeri birlikleri tarafından 22 Şubat 1919 tarihinde işgal edildi. Esasen Osmanlı Devleti’nin Ortadoğu toprakları henüz I. Dünya Savaşı devam ederken İngiltere ve Fransa arasında yapılan 26 Nisan 1916 tarihli Sykes- Picot Anlaşması ile çoktan paylaşılmıştı. Bu gizli paylaşıma göre Bağdat’tan Basra’ya kadar güney Mezopotamya, Akdeniz kıyısındaki Hayfa ve Akka Limanları İngiliz nüfuz bölgesi olurken; Kilikya, Halep- Şam ve Musul’u içine alan bölge ise Fransa’ya bırakılmıştı. Antep, Maraş ve Musul bölgelerinin gizli paylaşım ile Fransa’ya bırakılmasına rağmen İngiltere’nin bu bölgeleri işgali savaş sonunda değişen dünya şartları gereğiydi. Nitekim İngiltere stratejisini değiştirerek savaş boyunca cephelerde daha fazla yük çektiği düşüncesiyle bu bölgeleri kendi nüfuzuna almak istemişti. İngiltere, Maraş ve komşu vilayetleri işgal ederek Musul’un kendisine verilmesini ve Filistin bölgesinde kendi nüfuz bölgesini oluşturmayı amaçlamış, böylelikle Fransızlara karşı koz olarak kullanmayı hedeflemiştir. Bu nedenle Maraş’ın işgalinin ardından mahalli idareye müdahalede bulunmayarak işgalin mümkün olduğunca olaysız bir şekilde geçmesine çaba harcamıştır. Yaklaşık 8 ay süren işgal boyunca fazla bir sorun yaşanmamasında İngiliz birlikleri içerisinde yer alan Hintli Müslüman askerlerin de payı vardı. Gerek onların halka karşı olumlu tavrı, gerekse halkın bu Müslümanlarla etkileşimi ve ayrıca işgalin geçici olduğu inancı fazla bir tepkiye neden olmamıştı.[1]
MARAŞ SAVUNMASI İLE İLGİLİ ERMENİLERİN YÜRÜTMÜŞ OLDUĞU PROPAGANDA
Prof. Dr. Hikmet ÖKSÜZ ÖZET: Mondros Mütarekesi’nden sonra Maraş ve çevresi önce İngiliz, ardından Fransız işgaline maruz kalmıştır. Fransız askerleri Ermeni lejyonerleriyle beraber bölge halkına tahrik ve tehdiş politikası uygulamışlardır. Ermeniler Klikya bölgesinde devlet kurma hayaliyle hareket etmişlerdir. Bölgede nüfuslarının çoğunlukta olduğunu Türklerin azınlıkta olduğu propagandasını yayarak yabancı misyonları etkilemeye çalışmışlardır. Ayrıca Türklerin Ermenileri katlettiği iddialarını Avrupa basınında dile getirmeye çalıştılar. Amiral Bristol’un günlüğü bu iddiaların doğru olmadığını ortaya koymaktadır. Bristol günlüğünde Ermeni iddialarının delili olmadığını ayrıca söz konusu iddiaların kara propagandaya dayandığını açıklamıştır. Bristol, Anadolu’da Türk nüfusunun çoğunlukta olduğunu, Anadolu’da karşılıklı savaş gerçekleştiğini belirtmektedir. Ermenilerin asılsız haberlerle kamuoyunu yanılttıklarını günlüğünde izah etmiştir. Bristol’un tarafsız tutumu Ermenilerin tepkisini çekmiştir. Hatta Ermeniler, Bristol’u Türklerin tarafında olmakla itham eylemişlerdir. Oysaki Bristol Anadolu’da yaşanılanları kamuoyuna tarafsız ve doğru şekilde aktarma gayreti içinde olmuştur. Bristol’un günlüğü Türk Kurtuluş Savaşı’nın ve Maraş savunmasının haklılığını ortaya koymaktadır. Bu tebliğimizde Bristol’un savaş günlüğü ışığında Maraş ve çevresindeki yaşanan gelişmeler değerlendirilmeye çalışılacaktır. THE PROPAGANDA ACTİVİTİES CARRIED OUT BY ARMENİANS RELATED TO MARASH DEFENCE REFLECTED İN THE BRİSTOL DİARY ABSTRACT: After the Mondros Armistice Marash and ıts environment were occupeid by English and then by French. French soldiers and Armenian legioanry carry out invasıon policy in the region community. Armenian acted with the dream of establishing a state in the Kilikya region. Armenians tried to influence foreign missions officers by spreading propaganda that the Turks were miniorities in the region. İn addition they tried to express the claims that Turks massacred Armenies in the European press. Admiral Bristol’s diary reveals that the claims are not true. Bristol stated in this diary that the Armenian allegetions were not true and they were based on black propaganda Bristol states that the Turks populatıons ın Anatolia is the majority and that there is a mutual war in Anatolia. He explaıned in his diary that the Armenians were wrong in publıc opinion with unfounded news. Bristol’s neutral view drew the reactıon of Armenians. Even Armenians claim to be Turkısh supporters of Brisrtol. In fact Bristol has made effort to explain the events in Anatolia in an impartial and correct way to the public. Bristol’s diary describes the right of Turkish war of ındepence and Marash defence. In this study ın the light of Bristol war diary Marash and its environment development wil be evaluated Key Words: Marash, Bristol Diary, National Struggle Giriş
