Site icon Teketek Haber

POLİS CUMA’IN AĞIDI

Antalya’da polis olan Cuma çevresinde sevilip sayılan olgunluğuyla bilinen saygın bir insandır. Bacısı Arıtaş’ta öğretmen olan Antakya’lı biriyle evlenir. Sonra Antalya’ya tayinleri çıkar bacısı abisiyle görüşür. Bir bacı bir kardeşin görüşmesine bacısının kocası pek razı değildir. Cumartesi sabah polis nöbetten gelir. Oğlu komşularındadır. Onu alıp hanımıyla beraber bacısının yanına gideceklerdir. Çocuğu almaya giderler. Beş dakika geç kalsalar lojmanlardaki kanal çalışması sebebiyle arabayı alamayacaklar ve bacısının yanına gidemeyeceklerdir. Evden çıkılır. Elmalıdaki bacısının yanına varılır. Hoşbeşten sonra abisi: “Anamla, telefonda konuş.” der. Ancak kocası anasıyla da görüşmesine razı değildir. Eve telefon edilir annesi evde yoktur. Küçük kardeşi Mehmet’in hanımıyla telefonda görüşürken silah patlamaya başlar. Bacısının kocası silahındaki tüm mermileri Cuma’ya boşaltır. Polis bacısının oğlunun ve eşinin gözleri önünde yere serilir ve oracıkta can verir. Sebepsiz bu ölüm dalga dalga Arıtaş’a, Almanya’ya, Belçika’ya yayılır. Almaya’daki kardeşiyle amcaoğlu ve Belçika’daki dayıları toplanır Antalya’ya varırlar. On üç yıl olmuştu olgundu polis Ne gözyaşı kaldı nede bir his Dayı mebus idi amcası reis Onur taçsız kalmış yuva perişan Alevle kavrulduk bu nasıl kader Bir şeye benzemez el buna ne der Bayrağa sarılmış yiğidim yatar Onur atasız kalmış evi perişan Antalya’ya vardık sabahın beşi Yanıyor kavrulmuş perişan eşi Sel oldu da aktı gitti gözyaşı Onur ersiz kalmış eli perişan Ana yanar bacı yanar el yanar El sebepsiz işte bir şey var sanar Dostlar o beyi koç yiğidi arar Onur dilsiz kalmış sözü perişan Gardaş emmi dayı gelmiş sıladan Saklamışlar varana dek anadan Güç ver çok sabır ver ulu yaradan Onur köysüz kalmış yolu perişan

This website uses cookies.

This website uses cookies.

Exit mobile version