VELİ’NİN AĞIDI-1
Tanır kasabasında Veli adında bir genç yaşar. Bu genç iki yaşında annesini kaybeder babası da Veli’ye sahip çıkmaz. Yaşlı bir anneannesi vardır. O sahip çıkar. Anneannesinden başka ilgilenen olmaz. Veli yakışıklı bir genç olur ve kendi kasabasından bir kıza gönlünü kaptırır. Kimseye gönlündekini açamaz, sadece anneannesine açar ama ondan bir fayda göremez. Kız, baba evinde; Veli, büyükanasının yanında eriyip giderler. Veli, saygılı bir gençtir; bu yüzden kızı kaçırmak istemez. Sevdiğine kavuşamadığından kendisine ait olan dut ağacına kendini asar. Veli’nin asıldığını ilk gören Mehmet KARAHAN’dır. Mehmet KARAHAN bu olay üzerine bir ağıt yakar: Bir gün aramadı vicdansız ata Şalvar bağlarıyla asıldın duta Garip âşık derdi kimler anlata Sorup sıkıntısın alan olmadı Durum değişirdi olsaydı öncüm Geçmedi dünyada altının incin Kaderine bakın böyle bir gencin Arkadaş olmadı yâren olmadı Aylarca âşıklar kavruldu tüttü Yaşamak zoraldı hayaller bitti Soranlar olmadı herkes unuttu Yaklaşıp teselli olan olmadı 955 Mayıs ayında İki âşık var ki, Tanır köyünde Kimsesiz büyüdü ebe evinde Dönüp hatırını soran olmadı İhmallıktan gitti değil kazara Seven iki âşık geldi nazara Sevdalı Veli’yi koyduk mezara Toplantı olmadı, tören olmadı Allah sana rahmet eylesin Veli’m Her zaman her yerde o Mevlâ Kerîm Mehmet KARAHAN’ım yazdı kalemim Hep gidenler gitti kalan olmadı
