BIST 100
15.109,01 0,31%
DOLAR
45,3818 0,05%
EURO
53,4356 -0,08%
GRAM ALTIN
6.803,69 -1,05%
FAİZ
41,44 1,94%
GÜMÜŞ GRAM
117,28 0,09%
BITCOIN
80.955,00 0,30%
GBP/TRY
61,7423 -0,23%
EUR/USD
1,1765 -0,19%
BRENT
103,88 2,56%
ÇEYREK ALTIN
11.124,74 -1,04%
İstanbul Parçalı Az Bulutlu
İstanbul hava durumu
20 °

1.ERTUĞRUL GAZİ’NİN OĞLU OSMAN BEY’İN BİR OĞLUNU SELÇUKLU SULTANI III. GIYASEDDİN KEYHÜSREV’E REHİNE BIRAKMASI

Asıl konuya geçmeden önce Türk tarihinin ilk dönemlerinden itibaren gelenekselleşen bu “rehine” uygulamasının tarihi seyrine kısaca göz atmak faydalı olacaktır. Türk Tarihinde hükümdar, bey veya şehzade çocuklarını tabi oldukları devletin başkentine rehine olarak vermeleri uygulamasının Hun Devletine kadar uzandığı söylenebilir[1].

Selçuklu Devleti’nde saraya rehine verme âdeti genellikle hâkimiyet telakkisi ile ilgilidir. Zira tabi hükümdarın metbu hükümdarın sarayında oğullarından veya kardeşlerinden birini rehine olarak bulundurması, çok eskiden beri tatbik edile gelen bir kaidedir. Metbu hükümdara rehine vermek, onun adına hutbe okutmak, para bastırmak ve ona yıllık vergi vermek gibi belli başlı tâbilik şartlarından birini teşkil eder.

Selçuklu veziri Nizâmülmülk eserinde, sarayda rehineler bulundurmak âdetine bir bölüm ayırarak, meseleyi daha ziyade devletin emniyeti zaviyesinden ele almaktadır. Ona göre, tâbi hükümdarların her birinin oğlu veya kardeşi rehine olarak sarayda ikamet ederlerse bu rehineler yüzünden hiçbir vasal hükümdar hâkimiyeti altında bulunduğu sultana isyan edemeyecektir[2]. Nizâmülmülk, böylece sarayda bulunacak olan rehinelerin sayısının bin olmasa bile, hiçbir zaman 500 den aşağı düşmemesini istemektedir. Bu rehineler, sarayda bir yıl kaldıktan sonra onların yerlerine başkaları gönderilirdi. Nizâmülmülk, yine emniyet mülâhazasıyla, yeni rehineler saraya gelmedikçe eski rehinlerin yerlerine dönmelerine müsaade edilmemesini tavsiye etmektedir[3].

Selçuklu Sarayında rehine bulunduran vasal hükümdarların isimlerini zikretmeyen Nizâmülmülk Selçuklu İmparatorluğu’na tâbi devletlerin hangi ırklardan meydana geldiğini, söz konusu vasal devletlerin hangi coğrafi bölgede bulunduğunu ve bunların hangi hanedandan olduklarını belirtmek suretiyle, bu eksikliği kısmen telâfi etmektedir. Selçuklu sarayına genellikle Arap, Kürt, Deylem ve Rum hükümdarların rehine verdiği ifade edilmektedir[4].

Saraya rehine verme geleneğinin Selçuklularda olduğu gibi Osmanlılarda da devam ettiği görülmektedir. Osmanlılarda bu uygulama hem Osmanlı Devleti’ne tabi Arnavutluk, Eflak, Boğdan ve Hersek dukalığı gibi yerlerde hem de şehzade sancaklarında uygulanmıştır.

Osmanlı Devleti’nde, II. Murad’ın 1424 yılında Arnavutluğu hâkimiyet altına aldıktan sonra, Kastriyota ailesinden Yuvan Kastriyota oğullarını rehine olarak Osmanlı sarayına göndermişti. Bu çocukların en küçüğü olan İskender sağ kalıp diğerleri ölmüştü[5]. Asıl adı Gergi olan İskender Bey 1405 yılında doğdu. Babası Yuvan dokuz yaşına geldiğinde Gergi’yi Osmanlı sarayına rehine olarak gönderdi. Edirne’de II. Murad’ın hizmetinde bir iç oğlanı eğitimi gören Gergi Müslüman oldu ve İskender adını aldı[6].  Âşık Paşazade İskender adlı bir kâfir kim Arnavud beyinin oğludur. Hünkâr ol vilayeti ona tımar vermişti, hünkârın iç oğlanı idi”[7] diyerek İskender’in başlangıçta saraya alınıp sonradan Osmanlı hizmetinde bulunduğuna işaret etmektedir.

Eflak prensliğinden Osmanlı sarayına Mehmed Çelebi döneminden itibaren rehine verildiği görülmektedir. Fetret döneminde Eflak prensi Mirça’nın Osmanlı Devleti’nin iç işlerine müdahil olduğu, şehzadelerin birbirleriyle uğraşmasını körüklediği ve bu meyanda Musa Çelebi’yi desteklediği görülmüştü. Bu dönemde Mirça’nın akrabası olan Dan kendisine rakip olmuştu. Dan Osmanlılara başvurarak Mirça’ya karşı kendisine yardım edilmesini istedi. Osmanlıların Dan’a yardımlarına mukabil Alman İmparatoru ve Macar kralı Sigismund da Mirça’ya yardım ediyordu. İki taraf arasındaki savaşta Dan galip geldi. Macar komutanın da savaşta ölmesi üzerine Mirça durumun ciddiyetini anladı ve Osmanlılarla barış istedi[8]. Osmanlı Devleti’ne bağlılığının gereği olarak oğlunu saraya rehine verdi.

Macar kralı Sigismund’un ölümü (9 Aralık 1437) ve Macaristan’da taht mücadelelerinin başlaması üzerine II. Murad 1440 yılına kadar Sırp Despotluğunu ortadan kaldırmış ve Eflak üzerinde hâkimiyet kurmayı başarmıştır. Hamileri olan Sigismund’un ölümünden sonra Eflak Beyi Drakul oğullarını Edirne’ye getirip Osmanlı sarayına rehine olarak bıraktı. Bu suretle Osmanlı tabiiyetini kabul etmiş oldu[9].

Eflak prensi II. Vladislav’ın oğlu Vlad Cepeş 1456 yılında Osmanlıların desteğiyle Eflak voyvodası olmuştur.  Osmanlı tarihlerinde Kazıklı Voyvoda olarak bilinen Vlad Osmanlı sarayına rehine olarak verilmiş ve orada yetişmiştir. İlk zamanlarda Osmanlı devletine sadık görünüyor ve her yıl haracını getirip büyük bir saygıyla padişaha takdim ediyordu. Buna mukabil Osmanlı sultanı da ona hil’at, kızıl börk ve altın üsküflü serpuş giydirip ikramlarla memleketine gönderiyordu. Ancak daha sonra Vlad Macarlarla anlaşıp birçok fenalıkta bulunmuştu. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmed Eflak seferine çıkmaya karar verdi[10]. Fatih 1462 yazında Eflâk’ı istila edip Vlad’ı kaçırdı ve Osmanlı sarayında rehin olarak bulunan kardeşi Radul’u onun yerine voyvoda tayin etti[11].

Osmanlı sarayına verilen rehinelerden birisi de Hersekzade Ahmed Paşa’dır. Fatih Sultan Mehmed Bosna’yı aldıktan (1463) sonra hâkiminin unvanı dolayısıyla Hercegovina (Hersek) diye adlandırılan Güneydoğu Bosna’ya kuvvet gönderince Dük Stjepan Osmanlılar’a itaat etmek zorunda kaldı, bu arada oğlu Stjepan da rehin olarak Osmanlı sarayına götürülmüştü.[12] Ahmed Paşa Sente Saba dukası olup 1466 da vefat eden İstefan Vorkşiş Kosariç’in oğlu ve Hersek dukası Ulriç’in kardeşidir. 1458’de doğmuştur. Hersek toprağı Osmanlı nüfuzu altına girdikten sonra rehin olarak Osmanlı sarayına verilen bu çocuk Türk terbiyesi görüp Ahmed adını almış ve Hersekzâde diye şöhret bulmuştur[13].

Boğdan tahtına geçirilen Petru Rareş ülkesinin bağımsızlığını sağlamak için faaliyetlerini durdurmamış ve sürekli olarak bir Haçlı seferi tertibi için çalışmış, ancak bu yolda bir başarı elde edememiştir. Halefi ve oğlu İliaş rehine olarak yıllarca İstanbul’da kalmıştı. İliaş 1550 yılında Avusturya kralı Ferdinand’ın taraftarlarına karşı Erdel’deki ordusunu harekete geçirdi. Daha sonra İslamiyet’i kabul eden İliaş bir ara Silistre sancakbeyliği yapmıştır. Nihayet 1562’de Halep’te ölmüştür[14].

Anadolu beylikleri ile olan mücadeleler sonucunda Osmanlı hâkimiyetini tanıyan beyliklerin başında bulunan beylerin çocukları da Osmanlı sarayına rehin olarak verilmekteydi. Osmanlı sultanı Çelebi Mehmed döneminde Menteşe beyliğinin başında İlyas Bey bulunuyordu. İlyas Bey Çelebi Mehmed’in yüksek hâkimiyetini kabul etti. Bu bağlamda Üveys ve Ahmet adındaki iki oğlunu Osmanlı sarayına rehine olarak verdi. İlyas Bey’in 1421 yılında ölümünden sonra Osmanlı başkentinde rehine olan bu iki kardeşin Osmanlı sarayından kaçmak istemeleri üzerine Tokat kalesine gönderilerek orada muhafaza altına alınmışlardı[15].

  1. Murat döneminde Karamanoğulları beyliğinden de Osmanlı sarayına rehine gönderilmiştir. Karamanoğlu Mehmet Bey öldükten sonra geride İbrahim İsa ve Alaaddin adında üç oğlu bulunuyordu. Babalarının ölümü üzerine II. Murad’ın yanına gelen bu üç kardeşten İbrahim’e II. Murad sancak verip kılıç kuşattı. İbrahim beyle sultan II. Murad arasında varılan anlaşmaya göre Karamanoğlu Mehmed bey tarafından alınan Hamid ili toprakları Osmanlılara bırakıldı. İbrahim’in kardeşleri İsa ile Alaaddin Osmanlı sarayına rehine olarak verildi[16].

Osmanlı Devleti’nde sancak beyi olan şehzadelerin erkek çocuklarından birini padişah olan büyük babalarının yanına gönderilmeleri usuldendi. Ancak bunun bir kanun şeklinde devam edip etmediği konusunda herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır. Bu uygulama da tıpkı yukarıda ifade edildiği gibi bağlı prenslik ve beylikler gibi tabinin metbuya bağlılığının bir göstergesi idi. [17].

Fatih Sultan Mehmet tahta geçtiği sırada hayatta Bayezid ve Cem adında iki oğlu vardı. Bunlardan Bayezid Amasya sancağında şehzade Cem ise Konya’da bulunuyordu. Sancağa atanan şehzadelerin çocuklarının saltanat merkezinde rehin bırakılmalı kuralı gereğince şehzade Bayezid’in oğlu Korkud dedesi Fatih’in yanında rehin olarak bulunuyordu[18]. Fatih Sultan Mehmet tahta geçtikten sonra oğlu Cem Sultan Konya’ya gönderildi. Cem’in Oğuzhan, Ali ve Murad adında üç oğlu vardı. Bunlardan Oğuzhan dedesinin yanında İstanbul’da rehine olarak bırakılmıştı[19].

Sultan II. Bayezid’in Abdullah, Ahmed, Alemşah, Korkud, Mahmud, Mehmed, Selim ve Şehinşah olmak üzere sekiz oğlu vardı. Bunlardan Alemşah 1490 tarihinde Menteşe sancakbeyliğine atanmış, şehzade Korkut’un Antalya sancakbeyliğine tayin edilmesi üzerine 1502 yılında Saruhan sancakbeyi olmuştur[20]. Bu dönemde Alemşah’ın oğlu Osman Şah’ın da Osmanlı sarayında rehine olarak tutulduğu bilinmektedir[21].

Osmanlı padişahları sancağa giden şehzade çocuklarını merkezde rehin tuttukları gibi bazen sadakatinden şüphe duydukları devlet erkânının çocuklarını da rehin olarak aldıkları görülmüştür. Sultan II. Bayezid tahta geçtikten sonra Cem’in kendisine karşı giriştiği taht mücadelesinde Cem’i itaat altına almak üzere Gedik Ahmed Paşa komutasında iki bin yeniçeri dört bin azab ve kapı halkından silahdar ve gureba bölükleri ile Anadolu askerini Cem üzerine gönderdi. Ancak Gedik Ahmed Paşa’nın hakkında söylenen dedikodulara binaen Cem Sultandan yana davranacağı ve II. Bayezid’e ihanet edeceği kuşkusunu ortadan kaldırmak üzere oğlunu başkentte rehin olarak alıkoydular[22].

 

[1] Haldun Eroğlu, Osmanlılar Yönetim ve Strateji, Gökkubbe Yayınları, İstanbul 2007, s. 132-133.

[2] Mehmet Altay Köymen, Büyük Selçuklu İmparatorluğu Tarihi, C.III, TTK, Ankara 2001, s. 130-131.

[3] Nizamü’lmülk, Siyasetnâme, (haz: Sadık Yalsızuçanlar), Antik Dünya Klasikleri, İstanbul 2010.

[4]Köymen, s. 131.

[5] Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, C. I, s. 444.

[6] Halil İnalcık, “İskender Bey”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, C. 22, İstanbul 2000, s. 561.

[7] Neşri Tarihi, C. II, s. 625.

[8] Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi,  C. I, s. 355-356.

[9] Aşık Paşaoğlu Tarihi, s. 138; Oruç Beğ Tarihi, s. 74; Halil İnalcık, “Murad II”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, C.31, İstanbul 2006, s.169.

[10] Uzunçarşılı, TTK, Ankara 1988, C. II, s. 73-74.

[11] Halil İnalcık, “Mehmed II”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, C.28, Ankara 2003, s.399.

[12] Şerafettin Turan, “Hersekzâde Ahmed Paşa” , Diyanet İslam Ansiklopedisi, C.17, İstanbul 1998, s. 235-236.

[13] Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, C.II, s.535.

[14] Abdulkadir Özcan, “Boğdan”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, C. 6, İstanbul 1992, s.270.

[15]Aşık Paşaoğlu Tarihi, s. 91;  İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Anadolu Beylikleri Ve Akkoyunlu, Karakoyunlu Devletleri, TTK. Ankara 1988, s. 79-81.

[16] Aşık Paşaoğlu Tarihi, s. 92:  Uzunçarşılı, Anadolu Beylikleri, s. 24; Haldun Eroğlu, s. 138-139.

[17] İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Devletinin Saray Teşkilatı, TTK Ankara 1988, s.127.

[18] Uzuçarşılı, Osmanlı Tarihi,  C. II, s. 162.

[19] Uzuçarşılı, Osmanlı Tarihi,  C. II, s. 175.

[20] Çağatay Uluçay, Bayezid II. İn Ailesi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Dergisi, C.10, S.14, (Eylül 1959), İstanbul 1959, s.109-117.

[21] Uzunçarşılı, Osmanlı Devletinin Saray Teşkilatı, s.115.

[22] Hoca Sadettin Efendi, Tacü’t-Tevarih, C.3, (haz: İsmat Parmaksızoğlu), Kültür Bakanlığı, Ankara 1992, s.205.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?

Kadıköy EscortPendik EscortDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabethttps://sweethomemedical.com/eskort konyasilvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbet1wingrandpashabetgrandpashabetcasibom girişJojobetQueenbetBetcioGalabet girişGalabetikimisliganobetgrandpashabetgalabetGrandpashabet 7427betistextrabetgalabetamgbahisroyalbetholiganbet girişcasino apikralbettophillbettophillbetmeritkingbahiscombetpuanbetpuanbahiscasinosonbahisromabetmatadorbetmatadorbetpadişahbetjojobetultrabetcasinopercasinopercasibom girişmarsbahis güncel girişmatbet güncel girişpusulabet girişsekabet girişbetgarvdcasino girişholiganbetbetebetbetwoonjojobetcasibom girişgrandpashabetgrandpashabet girişbetbeybetsavaldorgrandpashabet girişcashwinbetsalvadorbahiscasino girişbetsalvadorbahiscasinograndpashabet girişMercurecasino güncel girişgrandpashabetmercurecasino giriştambet güncel girişmercurecasinograndpashabet girişwbahis güncel girişJojobetgrandpashabetbetbey girişbetbeybetbeyCasibomsweet bonanzaMarsbahisdizipalCasibomsonbahisgrandpashabetmarsbahismatbetmatbetsekabetimajbetpusulabetholiganbetmarsbahisgrandpashabetvdcasinojojobetjojobetsekabetimajbetamgbahismercurecasinocasinoroyalsonbahispalacebet1winromabetCasibommatbetkralbetmarsbahis güncel girişCasibomteosbetmarsbahismarsbahis giriş