
-Can dostum, adaşım, emekli öğretmen M. Hanifi Alpay’ın
ardından …
Elim tutmaz kağıt ile kalemi
Sana nasıl ağıt yazam adaşım
Çarşıda, pazarda, yoksun yanımda
Tek başıma nasıl gezem adaşım
Ecel dinlemiyor ağaymış, beyrniş
Ancak tadan bilir ayrılık neyrniş
Doktorlar ne yapsın kader böyleymiş
Suçlu yok ki, kime kızam adaşım
Bağla dediğini, hiç çözmedim ki
Olur ya es kaza, hiç kızmadım ki
Otuz yıl boyunca, hiç üzmedim ki
Bundan sonra seni, üzem adaşım
Çayı yarım, sigarası tütmüyor
Övmek için, kelimeler yetmiyor
Kazma var, kürek var, elim tutmuyor
Sana nasıl mezar kazam adaşım.
Gassal elbiseni bir bir soyarken
Kara haber geldi hayra yoyarken
Tabuttan indirip kabre koyarken
Kefenini nasıl çözem adaşım
Hanifi KARA

