
Ayda üç yüz lira maaş alıp da hiçbir hakka sahip olmayan müstahdemlere
Sorma be hemşerim bizim halleri
Ayda üç yüz lira alanlardanız
Sabah beşte kalkıp yatsıya kadar
Çalışıp belasın bulanlardanız
Üç yüz lira ile olur mu geçim
Kınama hemşerim yanıyor içim
Sen ayda beş bini harcan o biçim
Bizler size şak şak çalanlardanız
Kırk yıl çalışsak da terfi edemek
Nasip olmaz bize sıcak bir yemek
Hastalansak doktora da gidemek
Derdi çeke çeke ölenlerdeniz
İzin bilmeyiz biz, aslı maaş yok
Anlatmakla bitmez derdimiz pek çok
Sen bal, börek, pide yersin karnın tok
Biz ekmeği dörde bölenlerdeniz
Nerde bakanımız, nerde senatör
Biraz da efendim ücretliyi gör
Oy verdiğim vekil, bir halimi sor
Unutulup artta kalanlardanız
Hiç yardım etmez mi adam adama
Müslüman, vatandaş, kardaşız tama
Çalışmada başta gideriz ama
Maaşta arkadan gidenlerdeniz
Yama yama sırtımdaki elbise
Yaklaşmaz bizlere sevinç ve neşe
Zamlar artırıyor bizde endişe
Grevsiz, mitingsiz olanlardanız
Hiçbir hakka sahip değil odacı
Kulak ver efendim bu gerçek acı
Bütün müstahdemler sizden davacı
On yılda bir defa gülenlerdeniz
Bu nasıl adalet, bu nasıl töre
Hakkımız yersiniz göz göre göre
İlgilenen yoktur yazsam bin kere
Bitmeyen efkâra dalanlardanız
Ne pazar biliriz, ne de bayramı
Siz yağ yerken biz içemek ayranı
Nerde kaldı sosyal adalet hanı
Yalınız ismini bilenlerdeniz
Kuduzun dişinden o nasiplenir
Cellatın şişinden o nasiplenir
Her körün taşından o nasiplenir
Kafası yarılan benim kardaşım
“İnsan Hakları”ymış… geçiver gitsin
“Hukuk”muş, uzağa kaçıver gitsin
“Demokrasi” aman göçüver gitsin
Hepsinde yerilen benim kardaşım
Dinsiz, müslümana vurur tat alır
Yahudi zulmeder, mükâfat alır
Hristiyan kan döktükçe ad alır
Ya ceza verilen? Benim kardaşım

