
Memleketimde vurulmak suretiyle öldürülen ve mevtası bir ay sonra suyun içinde bulunarak, çarşının orta yerinde otopsi yapılan bir gence söylenen şiir şudur:
Bağrı parçalanmış bir mevta gördüm
Başucuna gelip yuyan acıdı
Mahşer gibi halktan halını sordum
Yazık olmuş buna diyen acıdı
Sebep olmuş beş yüz lira parası
Kayıp olmuş bir ay sürmüş arası
Yüreğim doğramış hançer yarası
Kanlı gömleğini soyan acıdı
Anası döşüne vurur elini
Bacısı taşlara çalar kolunu
Böyle bir yiğidin feci halini
Kasaba köylerde duyan ağladı
Gel eve gidelim deyi duttular
Aç susuz içerde neler ettiler
Topraktan çıkarıp suya attılar
Balık böcek yılan çıyan acıdı
Bağlayıp başına çöktüler seni
Nic’ettin bıçağı boş kalmış kını
Çarşı camisine serilmiş canı
Yoldan geçen atlı yayan ağladı
Ayıp değil Elbistan’a küstüğü
Su içinde taş eylemiş yastığı
Doktorların bud bud edip kestiği
Parçaları kabre koyan acıdı
Var m’ola acep bu şekil ölen
On sekizde gözü ardında kalan
Merhamet vicdanı eseri olan
Sivil memur bayla bayan acıdı
Feleğin okunda kader yayında
Ancak bu var imiş çirkin payında
Bin dokuz yüz kırk beş şubat ayında
Bu tatlı canına kıyan acıdı
Dini olan dayanır mı bu zulüme
Bunu gördüm söz verirdi dilime
Ahmet Çıtak der ki böyle ölüme
Bütün Allah’ını sayan acıdı
Ahmet ÇITAK

