
Anti Toroslar da dediğimiz Binboğa Dağları içerisinde yer alır. Her 300-500 m. de yer alan buz gibi pınarlar –dünyanın hiçbir yerinde bu durum yoktur-. Kilometrekareye düşen bitki sayısı emsallerinin iki katıdır. Nerden geldiğini bilemediğimiz o cennet kokuları, ters lalenin, sümbülün, menekşenin, çiğdemin, navruzun, ayçiçeğinin barınağıdır. Eşkın, guzu kulağı, rakı hammaddesi (anason) tirşiği, yaban kahvesi, kekik, kengeri, tereleri, dağ çayı, purçalık, ekşimen, göbelek mantarı ve çeşitleri adını sayamadığımız onlarcasına ev sahipliği yapar. Fındığı, yaban armudu, alıç’ı, ekşi elması, yaban eriği, goyun çağlası, ayı ekmeği, öküzgötü, garamık’ı, itburnu, yemişeni, meşe palamudu, kızılcık’ı, böğürtleni, payamı, yabaninciri gibi meyvelerini uhdesinde barındıran Arıtaş Yaylası’na, Gilgili Hasan şu ağıdı yakar:
Şu benim sözüme âlem gülüşür
Aç kurtlar da durmaz uluşur
Gargalar Abdi Hebil dereleri bölüşür
Ondan öte nere gidiyon gönül
Geldi mi ola Hamırlı’nın mayası
Yaklaşıyo güzellerin kokusu
Sana diyom sana Oğlak Kayası
Ondan öte nere gidiyon gönül
Ordan öte baktım çaylar akıyor
Sarı sümbül mor menekşe kokuyor
Sarıkaya şu gılbaya bakıyor
Ondan öte nere gidiyon gönül
Benden selam söylen Hunu köyüne
Ben vuruldum güzellerin suyuna
Gönül vardı şu Ördekli boyuna
Ondan öte nere gidiyon gönül
Gönül gede gede çokça yoruluk
Biraz akar biraz coşup duruluk
Sana diyom, sana gonca Örülük
Ondan öte nere gidiyon gönül
Neler gelir koç yiğidin başına
Gene zehir koysun taşlı aşıma
Gönül vardı şu Gınal’ın Ta’ına
Ondan öte nere gidiyon gönül
Tel bulunmaz oldu dertli sazıma
Âlem bakmaz oldu artık yüzüme
Gönül çıktı Suçıkan’ın guzuna
Ondan öte nere gidiyon gönül
Çok söyledim gardaş başım ağrıyor
Mor koyunla Subatan’a konuyor
Osmanoğlu Çukur yurdu soruyor
Ondan öte nere gidiyon gönül
Oradan da gün aşağı dönerim
Bu sen de Subatan’ı çekerim
Şahan olup Salıngaç’a gonarım
Ondan öte nere gidiyon gönül
Yandı yüreklerim ciğer tutuşur
Şu Hopur’un keklikleri ötüşür
Yamacında çam mezda yetişir
Ondan öte nere gidiyon gönül
Gülistançatı’nda sümbül koklayın
Suluçat’ta menekşeyi toplayın
Su içmeden Güççükbel’i geçmeyin
Ondan öte nere gidiyon gönül
Yandı emeklerim bütün hiç oldu
Gene bahar geldi bahar heç oldu
Büyükbel’e vardım yolum üç oldu
Ondan öte nere gidiyon gönül
Garcağaz’a vardım sular çağlaşır
Daşoluk’a vardım dostlar savuşur
Pendirlik’te sevdalılar kavuşur
Ondan öte nere gidiyon gönül
Ebelikli, Barhana, Cinlioluk sıtalı
Bozgoyun, İncilikız’a sevdalı
Dardaş’da da koç yiğit olmalı
Ondan öte nere gidiyon gönül
Not: Güzellemede anılan yer isimleri, Arıtaş yaylalarındaki yurt ve yer isimleri.

