
Yalnızlık Sapağı
Herkese merhaba; bugün hayatın en bildiğiniz yerinden fakat hiç umursamadığınız bir sapağından bahsedeceğim: yalnızlık. Evet, evet, çok doğru duydunuz; tam olarak yalnızlık. Peki ya bilmediğinizi söylediğim sapak ne o hâlde? Hemen açıklıyorum, hiç telaşa mahal yok. Sandığınız bir...

Yeni Yıl, Eski Yükler ve Hayatta Kalma Sanatı
Yeni yıl denilen şey tuhaf bir kolektif yanılsama. Takvim değişiyor, ama hayatın içindeki tortular aynı kalıyor. Bizi yoran insanlar, içimizde büyüttüğümüz korkular, yarım kalmış cümleler, ödenmemiş bedeller… Hiçbiri “31 Aralık”ta bavulunu toplayıp gitmiyor. Buna rağmen her sene ...

İÇİNDEKİ ÇOCUĞA YOLCULUK
Hayatın en saf aynası, henüz hesap tutmayı bilmeyen kalplerin dünyasında saklıdır. Orada neyin doğru, neyin yanlış olduğuna dair bitmek bilmeyen tartışmalar yoktur; vakit, gücenmeye değil oyuna ayrılmıştır. Zaman, ip atlayan saatlerden, misket yuvarlanan dakikalardan, dondurma ya...

Renklerin Konuştuğu Yer: İyi Fikir Çiçek Dükkanı
Adana’nın bereketli güneşinin altındaki İncirlik semti, çoğu zaman serin bir esintiyle değil, hayatın içinden kopup gelen samimi detaylarla ferahlatır insanı. Atatürk Caddesi’nde yürürken, karşıdan gelen tatlı kokularla yön değiştirir adımlarınız. Yol kenarında mütevazı ama kendi...

Huzurun Üç Kardeşi: Deniz, Kum ve Gökyüzü
İnsanoğlu, yaratılışından beri huzurun peşindedir. Kimimiz şehirlerin kalabalığında, kimimiz dağların sessizliğinde, kimimiz ise denizin ucunda arar o derin sükûneti. Oysa bilmeyiz ki huzur dediğimiz şey, çoğu zaman en basit olanda saklıdır. Gözümüzün önünde duran ama hayat telaş...

Başkası Cehennemse, Biz Neredeyiz?
İnsan İlişkilerinin Sosyolojik Yozlaşması Üzerine Kişisel Bir Yüzleşme Kendimi bazen bir akvaryumun içindeymiş gibi hissediyorum. Camın diğer tarafında insanlar konuşuyor, gülüyor, birbirlerine dokunuyor, ama sesleri boğuk, görüntüleri bulanık. Dışarıdan bakıldığında içindeymişim...

Kendi Kayama Tırmanmak: Nevrozun Gölgesinde Bir Hayat
Bazen uyanmak istemiyorum. Yani, fiziksel anlamda değil. Gözlerim açık ama içim hâlâ kapalı. Uyandığım her sabah, Sisyphos’un lanetiyle el sıkışmış gibi hissediyorum; kayam orada, başucumda bekliyor ve ben onu yine tepeye çıkaracağım, ta ki tekrar aşağı yuvarlanana kadar. Camus’n...

ÇİKOS MONDİKOS – CİHAN FIRAT
Öyle bir dünyadan sesleneceğim ki size bugün, belki hep oradaydınız belki de hiç duymadınız. Öyle bir Cumhuriyet’in ortasından gelecek ki sözcükler, belki de ilk defa başka bir mananın ortasında bulacaksınız kendinizi. Kelimeleri anlayacaksınız, kelimelerin kendine bile yetmeyişi...

İNSAN DETOKSU
Duygularımla başa çıkabildiğimi zannettiğim tüm süreçleri çöpe atıyorum. Beni hasta eden şeylerin kendi seçimlerim, izin verdiklerim olduğunu anladığım günden itibaren acı çekiyorum. Ben aynı yanılgıya durup durup neden düşüyorum mesela. Neden hala sonsuz bir iyilik dehlizinden ç...

TANRICILIK OYUNLARI
Öyle bir çağın ortasında sıkışıp kaldık ki, bugün hangi felakete uyandık diye telefona yapışıyoruz. İletişim sorununu artık konuşmak çok yersiz. Sanırım daha büyük bir sorun var o da herkes Tanrı olma yolunda hedefini değiştirdi. Sabah kalkıp yüzümüzü bile yıkamadan yapıştığımız ...

