
Söğütderesi köyünde doğup büyüyen Mustafa METİN, evlenerek Afşin’e yerleşir. Tüm yaşamını o şirket benim, bu şirket senin; yurt içi ve yurt dışında sıcak yuvasından uzak, helâlinden, ailesini kimseye muhtaç etmemek için çalışarak geçirir. Son olarak emekliliğini tamamlamak için gittiği Tekirdağ-Çorlu’da 5 Haziran 2003 tarihinde tüp patlaması sonucu hayatını kaybeden argon derleyicisi Mustafa METİN tüm sevdiklerini derin bir acıya boğar. Bu olay üzerine komşusu Döndü GÖK, aşağıdaki ağıdı yakar:
Öte geçe, beri geçe
Çiçek toplar seçe seçe
Oğulları sal getirmiş
Sigarayı içe içe
Ben giderim yollar uzar
Kara toprak bize uzak
Aradım seni bulamam
Derdin neyidi soramam
Yüce dağların yücesi
Olmaz gecenin sabahı
Sana demiştim Fadime
Yumuş İstanbul hocası
Koca dağın öte yüzü
Gün vurmadan erir yüzü
Kurban olurum Mustafa
Arkasında beş de kuzu
Bakın feleğin işine
Zehir kattı şu aşıma
Kurban olam kadir Mevlâ’m
Kıyma gelinin eşine
Yelden yanı uldu m’ola
Günden yanı soldu m’ola
Mustafa’nın ela gözün
Karıncalar oydu m’ola
Terazi Ülger’den yüce
Ağlarım ben gündüz gece
Alnına yazılmış bacım
Dünyaya geldiği gece
Şu mezarı derin eylen
Suyu serpin serin eylen
Alnına yazılmış bacım
Öte dünyada düğün eylen

