
Ömer Yalçınova
Maraş Harbi’nde ilçelerin de hayati denilebilecek etki ve katkıları bulunmaktadır. Bunların hepsini tespit etmek mümkün değildir. Konuya dair yapılacak her çalışmada eksiklikler olacaktır. İsmini anamadığımız ya da kaynaklarda rastlamadığımız olay ve şahıslar olacaktır. Ortaya eksiksiz bir çalışma koyduğumuzu iddia edemeyiz. Ya da burada andığımız şahıs ve olayların, anmadığımız şahıs ve olaylardan daha önemli olduğunu kastedemeyiz. Maraş Harbi esnasında ilçelerimizde durum nedir, daha doğrusu ilçelerimizin Maraş Harbi’nde tuttuğu köşe, katkıda bulunduğu cephe hangileridir diye soruyor ve bu sorulara ilk karşılaştığımız kaynaklar üzerinden cevap arıyoruz. Bu cevapları da olduğu gibi yazıya aktarmamız mümkün değildir. Çünkü yüzeysel bir araştırmada dahi ilçelerimizin Maraş Harbi’ne sanıldığından daha büyük katkıda bulundukları ortaya çıkıyor. O yüzden özetlemeye çalışacağız konuyu. Bunu da ancak Maraş Harbi esnasında kurulan Kuvâ-yi Milliye Teşkilatları üzerinden gerçekleştirebiliriz.
Maraş’ın Fransızlar tarafından işgali üzerine Heyet-i Temsiliye Başkanı Mustafa Kemal Paşa’nın emirleri doğrultusunda Maraş il ve ilçelerinde Kuvâ-yi Milliye teşkilatları kurulmuştu. Kuvâ-yi Milliye’nin amacı; halk teşkilatlanmasını sağlamaktır. Maraş ilçe, kasaba ve köylerinde kurulan Kuvâ-yi Milliye Teşkilatları ve bunların yaptıkları çalışmalar hakkında kısaca bilgi verelim.
Elbistan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
- Dünya Savaşı sırasında Osmanlı devletinin diğer bölgelerinde olduğu gibi Maraş’taki Ermeniler de ayaklanmış, Türk köylerine baskınlar düzenleyerek masum ve savunmasız halkı katletmeye başlamışlardı. Maraş’ta Ermeni olayları en çok Zeytun ve Elbistan dolaylarında meydana gelmekteydi. Elbistan ve dolaylarını Ermeni çetelerinin katliamlarından kurtarmak ve korumak amacıyla Elbistan Gönüllü Birlikleri kurulmuştu. Elbistan Gönüllü Birlikleri, Ermeni çetelerine karşı verdikleri mücadele sonucunda Elbistan ve dolaylarını Ermeni çetelerinden temizlemişlerdi. I. Dünya Savaşı sona erdiğinde ise Elbistan Gönüllü Birlikleri dağılmayıp, çalışmalarına devam etmişlerdi. Fransız işgali sırasında Elbistan Gönüllü Birlikleri, Maraş halkının yardımına koşmuşlardı.
Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın direktifleri doğrultusunda Elbistan’da Şam Emekli Sulh Hakimi Ali Rıza Bey başkanlığında Elbistan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuş ve çalışmalarına başlamıştı.
Sivas’taki Heyet-i Temsiliye Başkanı Mustafa Kemal Paşa’nın Fransızların Maraş ve Antep’teki işgallerine karşı mücadele etmek amacıyla halkı örgütlemek ve Millî direniş birliklerini kurmak amacıyla Yüzbaşı Ali Asaf (Kod Adı: Kılıç Ali) ve Süvari Binbaşı Selim Kurtoğlu’nu (Kod adı: Yörük Selim ) görevlendirdi. Bunun üzerine Yüzbaşı Ali Asaf ve Süvari Binbaşı Selim Kurtoğlu 2 Kasım 1919’da emirlerindeki iki hafif makineli tüfenk, iki süvari birliği ve Üsteğmen İhsan Bey ile Elbistan’a hareket ettiler. Kılıç Ali ve Yörük Selim Maraş ve dolaylarındaki Millî Teşkilatları yaygınlaştıracak ve bu teşkilatları idare edeceklerdi.
Mustafa Kemal Paşa, Maraş ve Antep’in kurtarılması maksadıyla, teşkilat çalışmalarının yürütülmesi ve yaygınlaştırılması için Elbistan’ı merkez olarak belirlemişti.
Maraş’ın Fransızlar tarafından işgal edilmesinden bir gün önce halkı Ermeni ve Fransızlara karşı örgütlemek amacıyla Doktor Mustafa Bey, kardeşi Eczacı Lütfi Bey, Vehbizade Hasip Efendi, Kocabaşzade Ömer Efendi, Katipzade Mehmet Efendi, Büyükoğlu Mehmet Ziya, Tapağınoğlu Mustafa ve İslahiyeli Nazım Beyler Maraş’tan ayrılarak Bertiz’in Belverenli köyüne, oradan da ertesi gün Elbistan’a giderek Hakim Ali Rıza Bey’e katıldılar.
Elbistan’da Maraş’tan gelen heyete Sivas’tan gelen Kılıç Ali ve Yörük Selim Beylerin katılımıyla güçlü bir Heyet-i Merkeziye ve Elbistan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuştu. Elbistan’daki Heyet-i Merkeziye Maraş’ın kurtuluşu için hummalı bir çalışmaya girişmişti. Bu amaçla Kılıç Ali Pazarcık’a ve Yörük Selim de Göksun’a gönderilmişti. Bu iki değerli Kuvâ-yi Milliyeci Pazarcık ve Göksun’da halkı örgütleyecek ve oluşturacakları Kuvâ-yi Milliye birlikleri ile Fransızlarla mücadele etmek için Maraşlıların yardımına koşacaklardı. Kılıç Ali Bey, Elbistan Askerlik Şubesindeki silahları halka dağıttıktan sonra Pazarcık’a gitti.
Mustafa Kemal Paşa’nın Sivas’tan gönderdiği büyük bir top, Maraş Şehir Savaşları’nın başlaması üzerine Elbistan’a getirildi. Elbistan Gönüllüleri tarafından kışın ağır şartlarına rağmen patikalardan geçirilerek iki buçuk günde Maraş’a ulaştırılarak Cancık Mağarası önünde tabya etmişlerdi. Elbistan Gönüllüleri’nin getirdiği bu top, Maraş’ın kurtuluşunda büyük rol oynamıştır.
Elbistan Müdafaa-i Hukuk Cemiyet’inin organizasyonuyla Elbistan’da “İzmir’deki Yunan ve Maraş’taki Fransız İşgallerini Protesto Mitingi” yapıldı. Elbistan mitinginde Nakipzade Mehmet Ağanın yaptığı ateşli konuşmalar Elbistan halkının milli duygularının kabarmasına neden olmuştu.
Maraş Harbi dolayısıyla Elbistan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin gönderdiği Kuvâ-yi Milliye birliklerinden bazıları da şunlardır: Nakipoğlu Mehmet (Muin) Ağa, Sinanoğlu Hamit (Arslan Bey’in yeğeni), Ali Hafızoğlu Mehmet Pehlivan, Güblüceli Tahir Ağa, Muhasebe Memuru Topal Salih ve Jandarma Yüzbaşı Ahmet Muhtar Beylerin komutasında yaklaşık 600 civarında atlı ve yaya silahlı çeteler Maraşlı Kazancı Sait’in emri altında Cancık Mağarası ve çevresinde çatışmalara katıldılar. Bu çetelerin dışında yine Cancık Mağarasında Arslan Beyin (Toğuzata) Çerkezlerden oluşan büyük bir vurucu gücü daha vardı.
Pazarcık Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
Pazarcık, Antep ile Maraş arasında bulunur. Dolayısıyla Pazarcık, Antep’ten Maraş’a gelecek Fransız yardım birliklerini engelleme açısından önemli bir konumdaydı. Bu nedenle Kılıç Ali karargahını Pazarcık’ta kurmayı uygun görmüştü. Maraş’ta “Bayrak Olayı”nın meydana gelmesi üzerine Elbistan’da bulunan Kılıç Ali hemen hareket ederek Pazarcık’a gitmişti.
Kılıç Ali’nin gelmesiyle Pazarcık’ta halkın teşkilatlandırılması hızlandırılarak Kuvâ-yi Milliye birlikleri oluşturulmaya başlanmıştı. Pazarcık eşrafından Batumlu Hançeroğlu Muhacir Ali başkanlığında on yedi kişilik kurucudan oluşan Pazarcık Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruldu. Pazarcık Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin oluşturduğu Kuvâ-yi Milliye birlikleri ile Pazarcık Atmalı Aşireti Reisi Paşo Ağanın 350 kişilik aşiret kuvvetleri Maraş’ı sarmışlar ve Fransız kuvvetleri ile amansız çatışmalara girişmişlerdi. Maraş’ın kurtuluşunda Pazarcık Kuvâ-yi Milliye birliklerinin de büyük emeği olmuştur.
Göksun Kuvâ-yi Milliyesi
Elbistan Müdafaa-yi Hukuk Cemiyeti tarafından Göksun’da halkı teşkilatlandırmak ve Fransızların Maraş’ın kuzeyine doğru ilerlemelerini engellemek amacıyla Yörük Selim görevlendirilmişti. Yörük Selim, Göksun’a gelerek halkı teşkilatlandırarak Kuvâ-yi Milliye birliklerini oluşturamaya başladı.
Yörük Selim’in Göksun’da oluşturduğu Kuvâ-yi Milliye birlikleri, Maraş Harbi’nin başlaması üzerine Maraş halkının yardımına koşmuş, “Cancık Mağarası Cephesi”nde savaşa katılmışlardı. Maraş Şehir Savaşı’nda Yörük Selim ve emrindeki Göksun Kuvâ-yi Milliye birlikleri Fransız birlikleri ile amansız çatışmalara girişmiş ve kahramanlıklar göstermişlerdi.
Andırın Kuvâ-yi Milliyesi
Andırın Kuvâ-yi Milliye komutanı Yaycıoğlu İbrahim Ağa, bölgedeki Ermeni saldırılarına karşı halkın can ve mal güvenliğini sağlamıştı. Yaycıoğlu İbrahim Ağa 300 kişilik müfreze kuvvetini Bahçe’ye göndermiş, Adana’dan Maraş’a gelmesi muhtemel olan Fransız yardım kuvvetlerinin geçmesini engellemek için Osmaniye-Bahçe arasındaki demiryolunu tahrip ettirmişti. Böylece Adana’dan Maraş’a Fransız yardım birliklerinin gelmesine mani olmuştur.
Diğer İlçeler
En çok çatışmanın olduğu bölgelerden biri de Türkoğlu’dur. Türkoğlu, Maraş-Türkoğlu, Maraş-Antakya ve Maraş-Adana yolları üzerinde olmasından dolayı stratejik bakımdan çok önemliydi. Maraş’ı işgale gelen Fransızlar Narlı ya da Türkoğlu yolunu kullanıyorlardı. Bu yüzden Fransızlar Türkoğlu’nu üs haline getirmek istiyorlardı. Bayazıtoğlu Zafer ve Muharrem Beyler Bertiz’den, matematik öğretmeni Muallim Hayrullah, Elbistan’dan topladığı çetelerle Türkoğlu’na gelerek oradaki teşkilatlanmayı hızlandırmış, Fransızların bu planını gerçekleştirmelerine engel olmuşlardır.
Afşin’de Köşoğlu Süleyman Efendi komutanlığında Efsus-Afşin Mülhakatı Kuvâ-yi Milliye’si kurulmuş, Mustafa Kemal Paşa’yla yazışmalar gerçekleştirmiş, ondan silah ve mühimmat talebinde bulunmuşlardır. Çekilen telgraflardan bir tanesinde “Efsus’ta Binboğa’nın cesur sukenasından etrafımızca 250 kişi toplanarak çetelerimizle birlikte Maraş Harbi’ne gidiyoruz…” demektedirler.
Anlaşılacağı üzere, Maraş’ta teşkilatlanan Kuvâ-yi Milliyelerin tamamı Maraş Harbi’nde rol almışlar, bazıları Fransızların silah ve mühimmat ikmalinin önünü keserken, bazıları Maraş merkezde şehir savaşı vermişler, bazıları ise, dağ ve köylere taşınmak zorunda kalan ihtiyar, çocuk ve kadınların yerlerine sağ salim ulaşmaları için muhafızlık yapmışlardır, bazılarıysa çetelerin giyim kuşam ve gıda gibi ihtiyaçları için var güçleriyle koşturmuşlardır. Ortaya bütün bir şehrin koordineli bir şekilde çalışması ve birliği çıkmıştır.

