marmaris tekne turları
KILIÇDAROĞLU GAZETECİLERLE BULUŞTU « Teketek Haber

Teketek Haber

KILIÇDAROĞLU GAZETECİLERLE BULUŞTU

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski milletvekili Fikri Sağlar’ın açıklamalarına ilişkin,

KILIÇDAROĞLU GAZETECİLERLE BULUŞTU
05 Ocak 2021 - 16:45

Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde CHP muhabirleriyle bir araya gelerek, soruları yanıtladı, açıklamalarda bulundu.

Yeni yılın herkese sağlık ve mutluluk getirmesi temennisinde bulunan Kılıçdaroğlu, daha güzel bir Türkiye’de huzur içinde yaşamak istediklerini söyledi.

Her ne kadar yeni yılın ilk günlerinde bazı sert tartışmalar olsa da hiçbir zaman haksızlığı savunmadığını ve haksızlığın yanında durmadığını belirten Kılıçdaroğlu, bir yerde haksızlık varsa orada mutlaka birden fazla mağdur olduğunu dile getirdi.

O mağdurun hakkını korumanın kendilerine düştüğünü aktaran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Çünkü mağdur olan vatandaş sesini çıkardığında ya savcı çağırıyor ya da adeta sosyal medyada linç ediliyor. Bu mağdurların hakkını biz savunacağız. Savunduğumuz zaman bize yönelik çok sayıda haksız eleştiri de geliyor ama vatandaşlarımızın ferasetine güveniyorum. Kim doğruyu söylüyor, kim doğruyu söylemiyor bunu en iyi bilen vatandaşlarımızdır. Farklı partilere oy verebilirler, Türkiye’nin değişik coğrafyalarında yaşayabilirler ama şu bir gerçek siyasette her ortamda doğruları söylemek önemli bir konudur. Siyasetçinin, devleti yönetenlerin samimi olması lazım. Vatandaşları bölmemesi, ayrıştırmaması lazım. Türkiye’nin dünya kadar sorunu var, nereye dokunursanız bir sorun yumağıyla karşı karşıyasınız. İster ekonomiye ister sağlığa ister dış politikaya ister eğitime…

Gerçekten de mutfaklarda yangın var, insanlar perişan. Böyle bir ortamda kısır tartışmaların içine girmek yerine vatandaşların var olan sorunlarını çözmeye siyaset kurumunun odaklanması gerekmez mi? Her sorun için hükümetin önüne çözüm koyduk. Bizim çözümlerimizi eksik bulabilirler ama onlar da bir çözüm koysunlar. Çözemiyorlarsa, çözemeyeceklerini anlıyorlarsa, o zaman ‘biz Türkiye’yi yönetemiyoruz’ demeliler. Bunu söyleyemiyorlar ama Türkiye’yi yönetemedikleri gerçeği ile karşı karşıyayız.”

İktidarın ekonomide aldığı kararların taban tabana ters olduğuna değinen Kılıçdaroğlu, bir dönem geliyor “faizi düşürelim” derken bir dönem “faizi artıralım” denildiğini vurguladı.

İktidarın, ekonomiyi dövizle faiz arasındaki bir eksene oturttuğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, “Bu ülkenin büyümeye ihtiyacı yok mu? Bu ülkenin üretime ihtiyacı yok mu? İstihdam yaratmaya ihtiyacı yok mu? Bunlar unutulan kavramlar.” diye konuştu.

SORULARI YANITLADI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir gazeteyi işaret ederek, “Kimse de lüzumsuz yere buna para verip almasın” şeklindeki sözleri sorulan Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:

“Bunu Erdoğan’ın çaresizliği olarak değerlendiriyorum. ‘Gazete almayın, okumayın’ ne demek. Ya da ‘benim söylediğim gazeteleri okuyun, diğerlerini okumayın’ demek ne demek? Düşünceye karşı olmak demek. Farklı düşüncelere tahammül edememek demek. Gazeteler özgürce yayın yaparlar, hükümetin yanında olan gazeteler de var. ‘Niye bu gazeteler kapatılmıyor’ diye aklımızdan hiç geçmedi. Herkes istediği gibi yazar, çizer. Hakaret olmadığı sürece her eleştiriye saygı duymamız lazım. Herkesin bizim düşüncelerimizi paylaşma gibi bir zorunluluğu yoktur. Eleştiri olacak, siyasetçinin en çok ihtiyaç duyduğu şey övgü değil, eleştiridir.”

Eski Genelkurmay Başkanlarından İlker Başbuğ’un 27 Mayıs’la ilgili açıklaması hatırlatılarak, dünden bu yana yaşanan darbe tartışmasına ilişkin düşünceleri sorulan Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin 20 Temmuz’dan sonra zaten bir sivil darbenin içinde olduğunu savundu.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Biz hiçbir darbeyi savunmadık. Demokrasinin bu noktaya gelmesinin temelinde de yatan darbeler vardır. Darbelere karşı çıkmak hepimizin ortak görevidir ama biz hem askeri hem sivil darbeye karşıyız. Şu anda Türkiye bir sivil darbenin içindedir. 12 Eylül’de Kenan Evren ve arkadaşları ne yaptılarsa benzerini aynen bunlar da yaptılar. 20 Temmuz’dan sonra 15 Temmuz’u fırsata çevirip OHAL ilan ettiler. OHAL koşullarında anayasa değiştirdiler ve şimdi o darbe süreci aynen devam ediyor. Biz sivil darbeye de karşıyayız. Bugün Erdoğan’ı eleştirme cesaretini kaç kişi gösterebiliyor. Kenan Evren’i eleştirme cesaretini kaç kişi gösterebiliyordu. Kıyasladığınız zaman bu paralelliği görürsünüz. O dönemde de parlamento büyük ölçüde askıya alınmıştı, bugün de büyük ölçüde askıya alınmış göstermelik bir parlamento var. Kıyaslayın, askeri darbeyle sivil darbenin koşut olduğunu, paralel olduğunu görürsünüz. Biz hem sivil hem askeri darbeye karşıyız.”

Boğaziçi Üniversitesinde rektör ataması sonrası protestolar sırasında yaşananlar hatırlatılarak hem atamalara hem de olaylara bakış açısı sorulan Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin bir sivil darbenin içinde olduğunu yineledi.

Kılıçdaroğlu, YÖK’ün 12 Eylül darbe hukukun bir sonucu kurulduğunu ve bugün de varlığını sürdürdüğünü ifade etti.

12 Eylül darbecilerinin yaptığı düzenlemelerinin hala yürürlükte olduğuna değinen Kılıçdaroğlu, o dönem üniversitelere rektör nasıl atanıyorsa bugün de aynı yöntemlerle atandığını dile getirdi.

Kılıçdaroğlu, “Erdoğan istediğini rektör olarak atayabiliyor. Tek koşulu var, partili olması lazım. Erdoğan’ın yanında durması onu alkışlaması lazım. Bilimsel özerkliğe hiç önem vermemesi lazım. Sadece görevi Erdoğan’ı ve arkadaşlarını alkışlamak. Bu niteliklere sahip olan kişiler rahatlıkla üniversitelere rektör olarak atanabilir.” şeklinde konuştu.

Akademik özerkliğin çok önemli olduğuna vurgu yapan Kılıçdaroğlu, bilim üretilen yerlerde akademik özerklik olması ve her türlü düşüncenin özgürce tartışılması gerektiğini belirtti.

Kılıçdaroğlu, akademik özerklik için “bilimsel özerklik”, “yönetsel” ve “mali özerkliğin” olması gerektiğini vurguladı.

Kılıçdaroğlu, “Darbe döneminin, 20 Temmuz darbesinin bundan daha güzel fotoğrafı olabilir mi? Üniversitenin kapısına kelepçe vuruyorsunuz. Erdoğan, ’20 Temmuz darbesi yoktur’ diyecektir ama onunla her yerde ve her ortamda tartışmaya hazırım. Tabii cesaret edebilirse.” ifadelerini kullandı.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in, rektör atamasına ilişkin, “bir kişinin siyasi kimliğinin olması suç değildir” demesini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, “Erdoğan ilk iktidara geldiğinde rektörler nasıl seçiliyordu? Üniversiteler seçiyordu, 3 aday belirliyordu, gönderiliyordu Cumhurbaşkanı bunlardan birini seçiyordu. Ne oldu 20 Temmuz’dan sonra, seçim kaldırıldı, bir kişi yetkili kılındı, o kişi üniversiteye rektör atıyor. 12 Eylül darbesiyle, 20 Temmuz darbesi arasında hiçbir fark yok, yaptıkları bu.” cevabını verdi.

İŞÇİ VE MEMUR EMEKLİLERİNE YAPILAN ZAM

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, işçi ve memur emeklilerine yapılan zam oranlarına ilişkin bir soruyu yanıtlarken Türkiye’nin 18 yılın sonunda bir ekonomik ve sosyal buhranla karşı karşıya olduğunu dile getirdi.

“Türkiye öyle bir noktaya geldi ki borcun faizini ödemek için de borçlanmak zorunda” diyen Kılıçdaroğlu, bu borçların ödenmesini de yine işçinin, memurun, esnafın ve çiftçinin üstleneceğini anlattı.

Kılıçdaroğlu, “AK Parti’nin siyasi tercihi böyle. Geniş kitleler, eğer bu siyasi tercihe karşı çıkıyorlarsa oylarını ve tercihlerini değiştirmek zorundadırlar. Demokrasinin gereği budur. Kendilerini açlığa mahkum eden bir siyasi iktidara destek vermemelidir. Bazen espri yapıyorum arkadaşlara ‘Tayyip’i üzmeyen istatistik kurumu’ diye. TÜİK’e talimat veriliyor ‘sen enflasyonu şöyle açıkla’, o da öyle açıklıyor.” diye konuştu.

TÜİK’in yüzde 14,6 olarak açıkladığı enflasyonun gerçeği yansıtmadığını tekrarlayan Kılıçdaroğlu, Enflasyon Araştırma Grubu tarafından yapılan araştırmada enflasyonun yüzde 36,7 çıktığı bilgisini verdi.

CHP’nin kamuya alım sırasında yapılan sözlü sınava karşı çıkmasına karşın CHP’li bazı belediyelerde de personel alımı sırasında sözlü sınav yapılması sorulan Kılıçdaroğlu, konuyla ilgili bilgisi olmadığını, araştıracağını bildirdi.

“Bana kalsa kesinlikle mülakatı kaldırırım” diyen Kılıçdaroğlu, KPSS’de kim en yüksek puanı almışsa onun atamasının yapılması gerektiğini, gerekirse CHP’li belediyelerde bunun kaldırılması için bir genelge çıkartılabileceğini vurguladı.