
Master Certified Coach (MCC) Dr. Elgiz Henden, yapay zeka destekli algoritmaların artık yalnızca zamanı değil, insanların düşünme kapasitesini de hedef aldığını belirterek, “Geleceğin en değerli sermayesi para değil, dikkat olacak. Dikkatini yönetemeyen bireyler ve kurumlar rekabet avantajını kaybedecek” dedi.
Araştırmalara göre dijital bir kesintinin ardından yeniden tam odaklanmak ortalama 23 dakika 15 saniye sürüyor. Master Certified Coach (MCC) Dr. Elgiz Henden, sürekli bölünen dikkatin şirketlerde üretkenliği ve karar kalitesini düşürdüğüne dikkat çekti.
Yapay Zeka Çağında Yeni Rekabet Alanı: Kognitif Sermaye
Dr. Elgiz Henden, günümüzün en büyük görünmez krizlerinden birinin “dikkat krizi” olduğunu belirterek, “Artık kurumlar yalnızca finansal sermayelerini değil, çalışanlarının kognitif sermayesini de korumak zorunda. Çünkü gelecekte başarılı olacak organizasyonları belirleyecek unsur teknolojiye sahip olmak değil; derin düşünebilen insanlara sahip olmak olacak.” dedi.
Bilgi Çağının Paradoksu: Bilgi Arttıkça Dikkat Azaldı
1971 yılında Nobel ödüllü ekonomist Herbert A. Simon’ın ortaya koyduğu “Bilgi bolluğu, dikkatin kıtlaşmasına yol açar” öngörüsü, bugün dijital ekonominin en önemli gerçeklerinden biri haline geldi. İnternet ve sosyal medya sayesinde bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaşırken, insan zihni aynı anda binlerce uyarana maruz kalıyor.
Dr. Elgiz Henden’e göre bu durum artık yalnızca bireysel bir dikkat dağınıklığı sorunu değil; ekonomik ve kurumsal sonuçları olan yeni nesil bir verimlilik problemi. Henden,
“Dijital platformlar artık kullanıcıların sadece zamanını değil, zihinsel enerjisini de satın almaya çalışıyor. Dikkat ekonomisi tam olarak bunun üzerine kurulu. Günümüzde şirketler ekran başında geçirilen saniyeleri gelir modeline dönüştürüyor. Dolayısıyla artık dikkat, en değerli ekonomik kaynaklardan biri haline gelmiş durumda.” dedi.
Yapay Zeka, Dikkat Savaşını Yeni Bir Aşamaya Taşıdı
Sosyal medya platformlarının uzun yıllardır kullandığı algoritmalar artık üretken yapay zeka ile çok daha güçlü hale geldi. İçerikler yalnızca ilgi alanlarına göre değil; kullanıcıların davranışlarına, ekran başında geçirdikleri süreye ve etkileşim alışkanlıklarına göre gerçek zamanlı olarak şekilleniyor.
Dr. Henden, bu dönüşümün özellikle iş dünyası açısından önemli sonuçlar doğurduğunu belirterek, “Yapay zeka sayesinde algoritmalar artık dikkatimizi tahmin etmiyor; onu yönlendiriyor. Bu nedenle günümüz yöneticilerinin en büyük liderlik becerilerinden biri, kendi dikkatlerini yönetebilmeleri olacak.” İfadelerini kullandı.
Bir Bildirimin Maliyeti Sadece Birkaç Saniye Değil
Araştırmalar, dijital kesintilerin sanıldığından çok daha büyük bir maliyet oluşturduğunu ortaya koyuyor. University of California, Irvine’dan Gloria Mark ve çalışma arkadaşlarının araştırmasına göre, bir çalışan dijital bir kesinti yaşadıktan sonra başladığı işe tam anlamıyla yeniden odaklanabilmek için ortalama 23 dakika 15 saniyeye ihtiyaç duyuyor.
Dr. Elgiz Henden, bu sürenin kurumlar açısından görünmeyen büyük bir maliyet oluşturduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“İnsanlar gün boyunca onlarca kez e-posta, mesajlaşma uygulamaları ve sosyal medya bildirimleri nedeniyle bölünüyor. Her kesinti yalnızca birkaç saniye sürüyor gibi görünse de aslında zihin yeniden odaklanmak için çok daha büyük bir enerji harcıyor. Gün sonunda çalışanların yorgun hissetmesinin önemli nedenlerinden biri de bu görünmeyen bilişsel maliyet.”
Sürekli Çevrim İçi Olmak Başarı Göstergesi Değil
Dr. Henden’e göre modern çalışma hayatında ortaya çıkan en önemli sorunlardan biri de “sürekli kısmi dikkat” hali. Hiçbir işe tam anlamıyla odaklanamayan, ancak her bildirime cevap vermeye çalışan çalışan profili, uzun vadede hem üretkenliği hem de psikolojik dayanıklılığı zayıflatıyor.
“Kurumlarda hala hızlı cevap vermek verimli çalışmakla karıştırılıyor. Oysa sürekli çevrim içi olmak, sürekli üretken olmak anlamına gelmiyor. Tam tersine stratejik düşünmeyi, yaratıcılığı ve kaliteli karar vermeyi engelleyebiliyor.”
Derin Çalışma Artık Kişisel Tercih Değil, Rekabet Avantajı
Dr. Elgiz Henden, Cal Newport’un “Deep Work” yaklaşımının günümüzde her zamankinden daha kritik hale geldiğini belirterek, “Yüksek katma değer üreten işler, kesintisiz odaklanma gerektiriyor. Strateji geliştirmek, inovasyon üretmek, araştırma yapmak veya önemli kararlar almak parçalanmış/ bölünmüş dikkatle mümkün değil. Bundan sonra kurumların en büyük rekabet avantajı çalışanlarına daha fazla toplantı yaptırmaları değil; daha fazla odaklanma zamanı kazandırmaları olacak.” şeklinde konuştu.
Şirketlerin Yeni Gündemi: Kognitif Sermayeyi Korumak
Dr. Henden’e göre kurumların yalnızca dijital dönüşüm yatırımlarına değil, dikkat yönetimine de yatırım yapmaları gerekiyor. Bildirim kültürünün yeniden tasarlanması, toplantı yoğunluğunun azaltılması, belirli zaman bloklarında kesintisiz çalışma ortamı oluşturulması ve asenkron iletişim modellerinin benimsenmesi, geleceğin yüksek performanslı organizasyonlarının ortak özellikleri arasında yer alacak.
“Dijital dönüşüm yalnızca yeni teknolojiler edinmek değildir. Gerçek dönüşüm, insan beyninin en değerli kaynağı olan dikkati koruyabilmektir. Çünkü tükenen yalnızca zamanımız değil; düşünme kapasitemizdir.”
“Geleceğin Liderleri Dikkatlerini Yönetebilenler Olacak”
Dijital çağın en büyük mücadelesinin ekranlarla değil, dikkatle verildiğini söyleyen Dr. Elgiz Henden, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bugün bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay. Asıl zor olan, o bilgi üzerinde yeterince uzun süre düşünebilmek. Gelecekte fark yaratacak olanlar, daha fazla bilgi tüketenler değil; dikkatlerini koruyarak derin düşünebilen, doğru karar verebilen ve kognitif sermayesini sürdürülebilir şekilde yönetebilen liderler olacak.”
Dr. Elgiz Henden, MCC Hakkında: Dr. Elgiz Henden, eğitim ve öğrenci koçluğu alanında uluslararası düzeyde tanınan bir uzman, yazar ve akredite koçtur. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi mezunu olan Henden, aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden yüksek lisansını, Okan Üniversitesi’nde doktora çalışmasını tamamlamıştır.
Henden 10000 saatin üzerinde bireysel koçluk deneyimine ve Master Certified Coach MCC-ICF, Registered ICF Mentor Coach, akreditasyonlarına sahiptir. Ayrıca 2012-2014 yılları arasında ICF – Uluslararası Koçluk Federasyonu Türkiye Şubesi yönetim kurulunda araştırmadan sorumlu yönetim kurulu üyesi olarak ve Avrupa Koçlar ve Mentorlar Derneğinde -EMCC K12 Eğitim Kurulunda aktif olarak görev yapmıştır.
2004 yılında koçlukla tanışan Elgiz Henden, koçluğun kendi üzerindeki pozitif etkilerini deneyimlemiş ve 2009 yılında eğitim kurumlarının koçluk ihtiyaçlarını karşılamak üzere İz Koçluk Eğitim ve Danışmanlık merkezini kurmuştur. Henden hem bireylere hem de kurumlarda özel projelerde bireysel ve takım koçluğu hizmeti sunmaktadır. Özellikle gençlerin meslek seçiminde, performans arttırmasında, İş hayatına yeni başlayan bireylerin koçluk ihtiyaçlarının karşılanmasında ve Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite nedeniyle eğitim ve iş yaşamında zorluk çeken bireylerle çalışmaktadır. “Başarabilirim Çünkü…” adlı kitabın yazarı olan Henden Koçluk çalışmalarında Pozitif psikoloji, Pozitif eğitim, Bilişsel Davranışçı Koçluk yaklaşımlarını kullanmaktadır.
Hem profesyonel hem de kişisel gelişim eğitimlerine devam ederken 2010 yılında JST Coaching ile yaptığı iş birliği sonucu Uluslararası Koçluk Federasyonu (ICF) onaylı Türkiye’de ki İlk “Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Koçluğu” programını gerçekleştirmiştir. Henden’in hazırlayıp sunduğu “Eğitim ve Öğrenci Koçluğu” programı yerel kültür ve global koçluk bilgisi ile geliştirilmiş gençlerin akademik performanslarını arttırmaya yönelik Türkiye’deki ilk programdır.


